MAHKEMESİ : ISPARTA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2012
NUMARASI : 2012/112-2012/148
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan babaları A... A...'nın 55 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak ikinci eşi olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davalıya yapılan temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin karar Dairece "..........gerçekten de temlikin bedelsiz olduğu, sabittir. Hemen belirtilmelidir ki bedelsizlik başlı başına murisin mirasçılardan mal kaçırma iradesini ortaya koymaz.Öyleyse miras bırakanın temlikteki gerçek iradesinin önem ifade edeceği ve bunun belirlenmesinin gerekeceği açıktır.Dosya içerisindeki davalı tarafından muris A... aleyhine açılan nafaka istekli Isparta Aile Mahkemesinin 2009/ 139 esas nolu dosyasına verilen ve eldeki davada sıhhatine karşı çıkılmayan 5.3.2009 tarihli dilekçede muris taşınmazın davalıya verilmesinin (temlikinin) nedenini aynen " davacının oturduğu ev esasen bana ait idi, evlenince davacı eşim bana da ev ver dedi, bende geçinelim düşüncesiyle oturduğum kendime ait evimi davacıya verdim, satış göstermiş isem de 5 kuruş para almış değilim, yeterki ses kesilsin bana baksın bu yaştan sonra geçinelim dedim.O zaman ben 75, davacı ise 50 yaşında idi.Ben sana bakarım dedi. Bende itimat edip evin tapusunu verdim" demek suretiyle belirtmiştir.Buna göre murisin mirasçılarından mal kaçırma amacıyla temliki gerçekleştiği söylenemez. Esasen tanıklarda bunun aksine bir olguyu ortaya koyamamıştır.
Bu durumda, olayda 1.4.1974 tarih, ½ sayılı İçtihadı Birleştirme kararının uygulanamayacağı açıktır.Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de; iptal ve tescile karar verilen ve keşiften sonra harcı tamamlanan davacıların miras paylarının toplam değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken taşınmazın tamamının değeri üzerinden harç ve avukatlık parasına hükmedilmesi de isabetsizdir. '' gereğine değinilerek bozulmuş,mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava ,muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve pay oranında tescil isteğine ilişkin olup mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacılar'ın, bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir,Reddine.
Ne varki, önceki kararda “kabule göre de; iptal ve tescile karar verilen ve keşiften sonra harcı tamamlanan davacıların miras paylarının toplam değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken taşınmazın tamamının değeri üzerinden harç ve avukatlık parasına hükmedilmesi de isabetsizdir.'' gerekçesiyle bozulmasına rağmen bozmaya yanlış anlam yükleyerek keşifte belirlenen çekişme konusu 55 parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerinden vekalet ücretinin alınmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hüküm fıkrasının 4. fıkrasındaki “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre 7.031,00 TL ücreti vekaletin davacılardan müteselsilen alınarak vekil tutan davalıya verilmesine, ” cümlesinin hüküm yerinden çıkarılarak, yerine “ tapu iptali ve pay oranında tescil istenilen taşınmazın keşifte belirlenen ve davacıların payına isabet eden 23.349,66.-TL dava değeri üzerinden hesaplanan 2.801,95.-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı Şerife Ata'ya ödenmesine” cümlesinin eklenerek düzeltilmesine, hükmün bu şekliyle 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nın 370/2) ve 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy