MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları olan...'ın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu 2124 ada 2 parsel sayılı taşınmazda yer alan 10 numaralı bağımsız bölümünü dava dışı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, daha sonra birlikte yaşadığı davalıya temlikini sağladığını, aynı taşınmazdaki 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerdeki muris payının da, davalı adına muvazaalı olarak tescil edilmiş olduğunu ileri sürerek, miras payları oranında iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; ''...olayda 01.04.1974 tarih ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı ve davada tenkis isteği olmadığı gözetilerek çekişmeli 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümler yönünden davanın reddine karar verilmesi...'' gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca çekişmeli 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümler yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yeride görülmediğinden reddine.
Davacıların öteki temyiz itirazlarına gelince;
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davasında, dava konusu taşınmazların keşfen belirlenen ve yargılama sırasında harcı ikmal edilen değerine göre davacıların miras payı gözetilerek tespit edilecek miktar üzerinden avukatlık ücretinin hüküm altına alınması gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile taşınmazların tüm değeri üzerinden yüksek vekalet ücreti tayin ve takdiri doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından ,yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendindeki ''Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine 7.786,00.-TL.vekalet ücreti takdiri ile bunun davacılardan alınıp davalıya verilmesine, " ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 785,40.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine," ibaresinin yazılmasına,hükmün bu şekliyle düzeltilmesine, 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy