MAHKEMESİ : BULDAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/09/2007
NUMARASI : 2006/71-2007/138
Yanlar arasında görülen senet iptali, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı H vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili ile senet iptali isteklerine ilişkindir.
Mahkemece,davanın reddine karar verilmiştir.
Çekişme konusu 108 ada 4 ve 13 parsel sayılı taşınmazların davacı adına kayıtlı iken cebri icra nedeniyle davalı Mehmet adına tescilinin yapıldığı kayden sabittir.
Davacı, çekişme konusu taşınmazların davalı M.adına tesciline dayanak icra takibine konu bono ile davalı H.tarafından aleyhine yapılan icra takibine konu bononun düzenlendiği tarihlerde reşit olmadığını, bu nedenle borçtan sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden davacı F.'nin 21.01.1986 doğumlu olup, babası S. ile birlikte borçlu sıfatıyla 01.01.2002 tanzim tarihli; babası S.ve dedesi H.ile birlikte 14.03.2003 tanzim tarihli bonoyu imzaladığı; davacı F.'nin bonoların tanzim tarihinde henüz 18 yaşını ikmal etmediği, mümeyyiz küçük durumunda bulunduğu; alacaklı davalı M.tarafından 01.01.2002 tanzim tarihli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla davacı F.ve babası S. aleyhine yapılan Buldan İcra Müdürlüğünün 2003/267 esas sayılı icra takibi sonucunda, cebri ihaleyle davacı F. adına kayıtlı çekişme konusu 108 ada 4 ve 13 parsel sayılı taşınmazların alacağına mahsuben davalı M. adına satışının yapıldığı ve adına sicil kaydının oluştuğu; öte yandan, alacaklı davalı H.'ın 14.01.2003 tanzim tarihli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla davacı F. ile birlikte babası S. ve dedesi H.aleyhine Buldan İcra Müdürlüğünün 2003/192 esas sayılı icra takibine başlattığı, çekişmeli taşınmazların sicil kaydı üzerine haciz şerhi konulduğu, düzenlenen sıra cetveline göre davalı H.ın birinci sıra alacaklı durumuna geldiği ve sıra cetveline itirazın reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, olayda, bonoların düzenlendiği 01.01.2002 ve 14.03.2003 tarihleri itibariyle yürürlükte olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır.
Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 345.maddesi hükmü uyarınca, küçüğün babası ile birlikte imzaladığı senetten dolayı sorumlu tutulabilmesi için bir kayyımın katılmasına ve hakimin onayına gerek bulunduğu açıktır. Davacı, senedin düzenlendiği tarihte velayet altında bulunduğuna göre, aynı Kanunun 342. maddesi gereğince temsili velisine aitttir.
O halde, takip dayanağı kambiyo senetlerinin tanzim tarihlerinde mümeyyiz küçük durumunda bulunan davacı F.'nin, birlikte imza edenlerle beraber iş bu kambiyo senetlerinin bedelinden hamillerine karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi için, Türk Medeni Kanunu'nun 345. maddesi gereğince bir kayyımın katılmasına ve hakimini onayı gerektiğine göre, bu hususun yerine getirilmediği gözetildiğinde, icra takiplerinin dayanağı bonolardan davacı F.'nin sorumlu tutulamayacağı, durumun kamu düzeniyle ilgisi olmasına göre, küçük ile birlikte imza koyanların sorumlu tutulmaları gerekeceği kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazları icra ihalesi ile edinen davalı M., senet alacaklısı olup, M.'in bononun düzenlendiği tarihte boçlu olan davacı F.'nin küçük yaşta olduğunu bilen ve bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu açıktır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan TMK'nun 2. maddesinden söz edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Hasan'ın vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir, reddine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy