MAHKEMESİ : İMAMOĞLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2011
NUMARASI : 2010/25-2011/185
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı oldukları 223 parsel sayılı taşınmazı hiçbir hakları olmadığı halde davalılar İ.F.ve B. mirasçılarının işgal ederek üç parçaya bölmek suretiyle tasarruf ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemişler, yargılama sırasında ecrimisil isteklerinden feragat etmişlerdir.
Davalı F. K. çekişme konusu taşınmaza davacıların sahip çıkmadığını, 60 yıldır ekip biçtiğini, yeri kendileri dışında dava dışı şahısların da kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, ecrimisil isteğinin feragat sebebi ile reddine, kayden davacılara ait taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir nedenleri olmadan elattıkları gerekçesi ile elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı F.K.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ecrimisil isteğinin feragat sebebi ile reddine, elatma isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Ne varki, dava dilekçesinde, dava değerinin 10.000.-TL gösterildiği ve bunun 2.000.-TL'sinin ecrimisil isteğine ilişkin olduğu halde bildirilen 10.000.-TL değer üzerinden nispi harç alınmadan 17,15.-TL maktu harç alınmak suretiyle neticeye gidildiği görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'nun 413. (6100 Sayılı HMK'un 120. maddesi ) ve 492 Sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 Sayılı Kanunun 32.maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmış 30.madde hükmünde de " ... muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK.' nun 409. maddesinde (HMK'nın 150. maddesi) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Oysa, mahkemece değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmeksizin ayrıca öngörülen usulü işlemler gerçekleştirilmeksizin sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; davanın niteliği gereği nispi harca tabi olduğu gözetilerek öncelikle nispi karar ve ilam harcının alınması, ondan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; elatmanın önlenmesine karar verildiği halde keşifte belirlenen taşınmazın değeri üzerinden nispi karar ilam harcına hükmedileceği yerde dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden eksik harcın hüküm altına alınması da isabetsizdir.
Davalı F. K. vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy