MAHKEMESİ : GELENDOST(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/05/2011
NUMARASI : 2009/23-2011/61
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın dahili davalı S... E... mirasçıları tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmesi nedeniyle, dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı F..., davalı Y... İle kardeş olduklarını, anneleri muris F...'nın 23.09.2007 tarihinde vefat ettiğini, ölümü öncesinde davalı kardeşinin murisin ehliyetsizliğinden yararlanarak ve hile ile 86, 88 ve 149 parsel sayılı taşınmazları tapuda çok düşük bir bedelle kendi adına intikal ettirdiğini ileri sürerek, bu taşınmazların tapusunun iptaliyle muris Fatma mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiş, 29.07.2008 tarihli dilekçesinde ise 88 parsel sayılı taşınmazın ½ payının muris tarafından mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak dava dışı kardeşinin eşi olan S... E...'a devredildiğini öğrendiğinden bu kişinin davaya dahil edilerek ona yapılan pay devri bakımından da tapunun iptaliyle taşınmazın terekeye iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı, yargılama sırasında 86 parsel sayılı taşınmaz bakımından davasından feragat etmiş,11.05.2011 tarihli oturumda da davasının muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davası olduğunu ve taşınmazların terekeye iadesini istediğini açıklamıştır.
Mahkemece, 86 parsel bakımından dava feragat nedeniyle, 149 parselle ilgili davalı Yaşar hakkındaki dava husumet nedeniyle reddedilmiş, 88 parselde dahili davalı Süleyman hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiş, karar S... E... mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Davadaki isteğin tüm mirasçılar adına tescile ilişkin olduğu görülmektedir. Diğer bir anlatımla dava bütün mirasçılar adına açılmıştır. Tereke elbirliği mülkiyetine tabidir. Böyle bir davada muris Fatma Satılmış mirasçılarının tamamının davada yer alması zorunludur.
Bilindiği üzere; elbirliği (İştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur. T.M.K.nun 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortakların tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Elbirliği halindeki mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır.
Somut olayda, murisin ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı ve davalı Yaşar dışında başka mirasçıların da kaldığı ve bunların 30.07.2009 tarihli oturumda davaya muvafakat etmediklerini açıkladıkları görülmektedir.
Hal böyle olunca, TMK'nun 701, 702. ve 640. maddeleri uyarınca terekeye bir temsilci atanması ve onun katılımıyla davanın sürdürülmesi gerekirken, anılan husus göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Dahili davalı mirasçılarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.