MAHKEMESİ : ALTINÖZÜ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2011
NUMARASI : 2010/232-2011/139
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı olduğu 880 parsel sayılı taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edildiğini, davalının bu parsel üzerindeki evine müdahale ettiğini, ayrıca taşınmazın bir kısmını iletişim şirketine direk dikmesi için kiraya verdiğini, yine paydaşı olduğu 879 parsel sayılı taşınmazında bir bölümünün yol olarak kullanıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmazlara haksız bir müdahalesi olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; "...tarafların ve dava dışı kişilerin paydaşı olduğu 880 parsel sayılı taşınmazda özel parselasyon veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının, oluşmuş ise davacının payına özgülenen, diğer bir deyişle payına karşılık kullanımına bırakılan yere davalının bir elatmasının bulunup bulunmadığının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, aksi durumda fiili kullanma biçiminin oluşmadığının kabulü halinde, uyuşmazlığın paylı mülkiyet hükümlerine göre çözümleneceği gözetilerek, davacının kullandığı ya da kullanabileceği yer bulunup bulunmadığının saptanması, ayrıca davacının paydaşı olduğu 879 parseli 3.kişi konumundaki davalının yol olarak kullanıp kullanmadığının da tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş olmakla yapılan yargılama sonucunda, elatmanın önlenmesi isteği yönünden davanın açılmamış sayılmasına; çekişmeli taşınmazlardan, 879 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ecrimisil talebinin reddine, 880 parsel sayılı taşınmaz yönünden ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi 'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 880 parsel sayılı taşınmazda davacı ile davalının paydaş oldukları, 879 parsel sayılı taşınmazda ise yalnızca davacının paydaş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda taraflarca takip edilmeyen el atmanın önlenmesi isteği yönünden davanın açılmamış sayılmasına; çekişmeli taşınmazlardan, 879 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, çekişmeli 880 parsel sayılı taşınmazda tarafların murisi Ö.E. 8/16 pay sahibi iken, 1/16 payını 20.09.1993 tarihinde davacıya satış yoluyla temlik ettiği, kalan 7/16 payın ise muris Ö.'in 12.01.1998 tarihinde ölümü üzerine davacı ve davalı ile birlikte dava dışı mirasçıları adına 22.11.2002 tarihinde intikalen tescil edildiği, davacının 1/16 payı satın aldığı 1993 yılında çekişmeli bölüme ev yaptırdığı ve çiftlik kurduğu, davalının yapılan bu evde davacının muvafakatıyla oturmaya başladığı, davanın açıldığı tarihe kadarda bu evde oturmaya devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, taşınmaz maliki olan hak sahibinin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.
Somut olayda; çekişmeli 880 parsel sayılı taşınmazda davacı adına 1/16 payın 20.09.1993 tarihinde tescil edildiği, murislerinin ölümüylede 2002 yılında tarafların taşınmazda paydaş oldukları, eldeki davanın ise 20.3.2008 tarihinde açıldığı, bu süre zarfında davacının, davalının kullanımına ses çıkarmadığı, dava tarihine kadar da uyarı mahiyetinde bir ihtarda göndermediği açıktır.
Bu durumda, davalının dava tarihine kadar taşınmazı davacının izni ile kullandığı ve dava açılmakla muvafakatin geri alındığı kabul edilmelidir. Öyleyse, davalının ecrimisilden sorumlu tutulmasına olanak yoktur.
Hal böyle olunca, çekişmeli 880 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının bu yöne ilişkin olarak temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.