MAHKEMESİ : KEŞAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2008/147-2011/128
Yanlar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davanın davalısı ve birleşen davanın davacıları vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.05.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat U.B.ile temyiz edilenler davacı-birleşen dosya davalısı Y.Y. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. vd. vekili Avukat M.Ş. geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler davalı asiller M.. Y.., M.. ..gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkin olup mahkemece birleşen tapu iptal ve tescil davası yönünden sunulan protokolün lehtarının şirket olduğu ancak bu şirket tarafından dava açıldığı takdirde protokolün geçerliliğinin tartışılabileceği, davacıların ise şahsi olarak dava açma haklarının bulunmadığı gözetilerek ve bu gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiş olması doğrudur. Bu yöne değinen davalı- karşı davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasına gelince, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava dilekçesinde dava değerinin talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, elatmanın önlenmesi isteği hakkında bir değer gösterilmediği, yargılama sırasında bu istek yönünden harçın tamamlanmadığı görülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'nun 413 ve 492 Sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminatın toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinin öngördüğü şekilde işlemlerin yerine getirileceği ve gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 Sayılı Kanunun 32.maddesinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmış 30.madde hükmünde de " ... muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. HUMK.' nun 409.maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hal böyle olunca, elatıldığı iddia edilen taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bu değerler üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle, harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı- karşı davacıların temyiz itirazları değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü(6100 sayılı H.M.K.'nun geçici 3.maddesi uyarınca) 1086 sayılı HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA; bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edenler vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy