MAHKEMESİ : ERZURUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/06/2011
NUMARASI : 2003/527-2011/243
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dedesi Ş.B.'in ölümü ile mirasçıları arasında kendisi ve kardeşleri de yeraldığı halde ketmedildiklerini veraset ilamını kullanan davalıların, kök muris Ş..'e ait çekişme konusu taşınmazları adlarına intikal ettirdiklerini, af kanunlarından yararlanarak nüfusa kaydının işlendiğini ileri sürerek, tapu iptal ve miras payı oranında tescile karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davayı kabul ettiklerini bildirmişler, bir kısım davalılar ise; davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davacının kök muris Ş.B.'in mirasçısı olduğu halde bu hususun kayıtlara yansımadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar Ş.P., G.P. S.P., A.K. ile davalılar M., A.ve D.B. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp,
Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, annesi K..'ın nüfus kaydında bekar gözükmesi ve kendisinin de aralarında yeraldığı çocuklarının nüfusa işlenmemiş olması sebebi ile K..'in babası Ş.B.'in ölümü neticesinde davalılar tarafından alınan ve mirasçı gösterilmedikleri veraset ilamı ile dedesine ait çekişme konusu taşınmazların mirasçıları adına intikallerinin yaptırıldığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil istekli eldeki davayı açmıştır.
Davacı tarafından sunulan 06.01.2004 tarihli hasımsız veraset ilamından, davacının da miras bırakan Ş.B.'in mirasçıları arasında yeraldığı, kaldı ki bir kısım davalıların, davacının da mirasçılar arasında yeraldığını beyan ederek davayı kabul ettikleri, murise ait çekişme konusu taşınmazların mirasçılar adına intikallerinin yapıldığı, bu mirasçılar arasında davacının yeralmadığı görülmektedir.
Bilindiği gibi; ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) davalarında uyuşmazlığın çözümü, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucu, miras bırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesi ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlıdır.
Ne var ki somut olayda; çekişme konusu taşınmazların tapuda intikalleri sırasında ibraz edilen hasımsız veraset ilamı ile davacının elde etmiş olduğu hasımsız veraset ilamı arasında mirasçılar yönünden farklılık bulunduğu halde bu çelişki giderilmeden sonuca gidilmiştir.
Hal böyle olunca; davacıya hasımlı veraset ilamı alması için olanak tanınması, temin edilecek hasımlı mirasçılık belgesi doğrultusunda işin esası değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de; dava açılmadan önce bir kısım mirasçıların çekişme konusu taşınmazlardaki paylarını devrettikleri ve taşınmazlarla ilgileri kalmadığı halde onlara da pay verecek şekilde hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.
Davalılar Ş.P., G.P. S.P., A.K. ile M., A.ve D.B. vekilinin belirtilen nedenlerle temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy