MAHKEMESİ : DİYARBAKIR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2010
NUMARASI : 2008/246-2010/1084
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 161.375 m² miktarlı 264 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile 13.12.1976 tarihinde zilyetliğe dayalı olarak davalıların murisi Y. A. adına tespit edildiği, davacı Hazine tarafından tespit maliki Y.A.aleyhine açılan davanın ölü kişi hakkında dava açılamayacağı gerekçesiyle reddedilerek derecattan geçmek suretiyle kesinleştiği ve taşınmazın 24.11.1981 tarihinde Y. A.adına tescil edildiği, davacı Hazine’nin çekişme konusu taşınmazın zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğu, tespite dayanak vergi kaydı miktarı ile tespit miktarı arasında fahiş fark bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Çekişme konusu taşınmazın tespitine dayanak vergi kaydı, doğu, batı ve kuzey sınırları itibariyle şahıs okumak suretiyle sabit ise de, güneydeki Anjilin sınırının 141 parsel olarak Hazine adına tespit edilmiş olması nedeniyle, dayanak vergi kaydının değişebilir sınırlı olduğunun kabulü zorunludur.
3402 sayılı Kanunun 20. maddesi uyarınca, kayıt miktarı ile geçerli olup, buna itibar edilmesi gerekir. Miktar fazlası bakımından da kaçak ve yitik kişi olduğuna dair iddia bulunmadığına göre, davalıların mirasbırakanı tespit malikinin lehine 3402 Sayılı Kanunun 14. maddesinde öngürülen koşulların oluşup oluşmadığının araştırılması icap eder. O halde taşınmazın niteliği ve süre bakımından tespit maliki lehine mülk edinme koşullarının saptanması halinde, anılan yasanın 14. maddesinde öngörülen 100 dönüm kuru, 40 dönüm sulu olarak arazi tespiti yapılıp yapılmadığının araştırılarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Davacı Hazine’nin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy