MAHKEMESİ : BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/10/2011
NUMARASI : 2008/514-2011/485
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanları M..’nın maliki olduğu 20 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümü davalı kızı M.’ye, 2 nolu bağımsız bölümü ise davalı oğlu H.’e satış suretiyle temlik ettiğini, temliklerin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, temliklerin mal kaçırma amaçlı olmadığını, miras bırakanın sağlığında denkleştirme yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; miras bırakanın paylaştırma kastının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığı ve çekişme konusu 1 nolu bağımsız bölümün dava tarihinden önce 3. kişiye temlik edildiği gözetilmeksizin bu taşınmaz yönünden de kabul kararı verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılardan H. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı H. tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, miras bırakan M..’nın gerçek irade ve amacının denkleştirme olup olmadığının irdelenmesi gerektiğine değinilmiş, mahkemece de bozma ilamı uyarınca araştırma yapılmıştır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, tarafların miras bırakanı M.’nın maliki olduğu 20 parseldeki 1 numaralı bağımsız bölümü davalı kızı M.’ye, 2 numaralı bağımsız bölümü davalı H.’e satış suretiyle temlik ettiği, davalı M.’nin 1 numaralı bağımsız bölümü 29.08.2003 tarihinde dava dışı kişiye temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bunun yanında çekişme konusu taşınmaza bitişik 19 parselde murisin paydaş olduğu, sağlığında o parselde murisin paylaştırma yaptığının savunulduğu, nitekim 24.10.2011 tarihli davacı vekili tarafından verilen dilekçede de, anılan parsel bakımından paylaştırma yapıldığının ifade edildiği ve davacının da hakkını aldığının kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, denkleştirmenin miras bırakana ait her bir taşınmazda her mirasçısına pay ya da hak vermesi şeklinde yapılmasına gerek olmayıp, tüm malvarlığında her bir mirasçıya kabul edilebilir ölçüde bir mal veya hak vermesi halinde, miras bırakanın amacının mal kaçırma olmadığı, sağlığında malvarlığını mirasçıları arasında paylaştırma kastı taşıdığının kabulü zorunludur.
Somut olayda, davacı çekişme konusu taşınmaza bitişik taşınmazda miras bırakan tarafından hak verildiğini beyan ettiğine göre, artık murisin denkleştirme amacıyla hareket ettiğinin ve mal kaçırma amacının bulunmadığının kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, davanın davalı H. yönünden de reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı H.’in temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.