MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2011
NUMARASI : 2010/474-2011/659
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 18 parsel sayılı taşınmazdaki payına karşılık gelen bağımsız bölümü davalı K.e haricen sattığını, satış bedelinin kısmen ödendiğini, kalan kısmın ödenmesi halinde tapunun devrinin kararlaştırıldığını, davalı K.in kalan parayı ödemeye yanaşmadığını taşınmaza da diğer davalı oğlunu yerleştirdiğini ileri sürerek, bakiye satış bedelinin yasal faiziyle tahsili ile taşınmazın davalı K. adına tescili, aksi halde zararlarının ödenen satış bedelinden mahsubu ile davalı K.e iadesi davalı M.'ın taşınmaza elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalı K. karşı dava ile ödemiş olduğu satış bedelinin iadesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı M. aleyhine açılan davanın sıfat yokluğundan reddine, davalı K. aleyhine açılan davanın T.M.K. 2. ve 3. maddeleri gereğince reddine, davalı K. ve M. vekilinin davalarının da reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi 'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, karşı dava istirdat isteğine ilişkindir.
Mahkemece davaların reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, dava konusu 18 parsel sayılı taşınmazda davacı payına özgülenen bağımsız bölümün 38.000.-TL bedelle davalı K.’e haricen satıldığı, satış bedelinin 21.000.-TL’lik kısmının ödendiği, kalan kısmın ödenmesi halinde tapunun devrinin kararlaştırıldığı, davalı K.’in kalan parayı ödemeye yanaşmadığı, taşınmaza da diğer davalı oğlunu yerleştirdiği, davacının bakiye satış bedelinin yasal faiziyle tahsili ile taşınmazın davalı K. adına tescili, aksi halde zararlarının ödenen satış bedelinden mahsubu ile davalı K.e iadesi davalı M.’ın taşınmaza elatmasının önlenmesi ve ecrimisil istemiyle eldeki davayı açtığı, davalı K.’in de, karşı dava ile ödemiş olduğu satış bedelinin iadesi isteğinde bulunduğu görülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki, tapuda kayıtlı olan bir taşınmazın T.M.K 706, BK. 213. ve 2644 sayılı Yasanın 26.maddesi hükmü uyarınca, resmi olarak yapılmayan satışına değer verilemez. Ne var ki, haricen satın alma olgusu satın alan bakımından T.M.K.994. maddesi ve 10.7.1947 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bedelden kaynaklanan kişisel hak sağlar. O halde bedel ödenmedikçe davalının taşınmazdan tahliye edilmesinin istenemeyeceği açıktır. Başka bir ifade ile değinilen kişisel hak davalılar yararına taşınmazı kullanma bakımından hapis hakkı sağlayacağı kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, T.M.K. 683/2. maddesinde "Malik malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir" denilerek mülkiyet hakkına değer verileceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca anayasanın 35. maddesi de paralel bir düzenleme getirmiştir.
Somut olaya gelince, çekişmeli taşınmazın haricen satıldığı ve harici satış bedelinin 21.000.-TL’lik kısmının ödendiği tarafların kabulündedir. Ayrıca harici satış sözleşmesi sonucu taşınmazın davalı K. tarafından diğer davalı oğluna tahsis edildiği ve bu davalı tarafından kullanıldığı da dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, taşınmazın kullanımının haksız bir nedene dayanmadığı gözetilerek ecrimisil isteğinin reddine, davacının zararlarını somut olarak bildirmediği ve somut bir zararın bulunduğunun da kanıtlanamadığı gözetilerek mahsup isteğinin de reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak harici satın alma nedeniyle ödenen 21.000.-TL’lik bedel tarafların kabulünde olduğuna göre istirdat istekli karşı davanın kabulüne, davalılara harici satın alma sözleşmesi uyarınca ödenen 21.000.-TL’lik bedel üzerinden hapis hakkı (İstirdat davası neticesinde ödeninceye kadar) tanınmak suretiyle davacının elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile tüm isteklerin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Tarafların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy