MAHKEMESİ : İSLAHİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2011
NUMARASI : 2010/127-2011/347
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 15 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne davalıların müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı S. yönünden davanın reddine, davalı M.yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı M.C.tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükümden sonra, davacı asil 18.12.2011 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini feragat doğrultusunda işlem yapılması isteğinde bulunmuş, feragat dilekçesi 19.12.2011 tarihinde hakim tarafından havale edilmiş ve usulüne uygun olarak kimlik tespiti yapılmıştır.,
Feragat dilekçesinden sonra karar, davalı M.tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş ve davadan feragat edildiği bildirilerek feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi için kararın bozulması istenmiştir.
Bilindiği üzere; iradeye uygun olarak yapılan feragat kati hükmün hukuki neticelerini doğurur ve davanın her aşamasında başka bir ifadeyle yargılama sonuçlanıp hükmün kesinleşme tarihine kadar davadan feragat edilebilir.
Somut olayda ise, davacı asil bizzat mahkemeye müracaatla 19.12.2011 tarihinde feragat dilekçesi verdiği, ancak sonradan davacı asilin 23.12. 2011 tarihli dilekçe ve 16.01.2012 tarihli ek dilekçeyle davadan feragat yönünde niyetinin olmadığını, davalıyı ayrıca Cumhuriyet Savcılığı’na şikâyet ettiğini amacının husumetin ortadan kalkması için savcılığa yaptığı şikayetten vazgeçmek olduğunu, eldeki davadan vazgeçme niyetinin olmadığını, davalının kendisini yanılttığını bildirmiştir. Bu durumda feragatin davacının iradesine uygun olarak verilip verilmediği hususu tam olarak belirlenememektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacı beyanları vakıa biçiminde incelenmeli, feragat dilekçesinin davacı asilin iradesine uygun olarak verildiğinin tespiti halinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir.
O halde, davalı M.’in temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, davadan feragat (vazgeçme) nedeniyle bir karar verilmek üzere hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy