MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2011
NUMARASI : 2010/114-2011/931
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları N. T.'in 41, 70 ve 71 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarının vekil eliyle davalıya satış suretiyle devredildiğini, ancak devir sırasında kullanılan vekaletin sahte olduğunu, davalının, eşini notere götürerek miras bırakanın kimlik bilgilerini kullanarak vekaletname düzenlettirdiğini ve eşine parmak bastırdığını ileri sürerek, tapunun iptaline ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, miras bırakanın 1996 yılında öldüğünü, davayı kabul etmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazların temlikine dayanak vekaletnamedeki parmak izinin davalının eşine ait olmadığı, davacıların iddialarını ispat edemedikleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve pay oranında tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakan N. T.in Urfa 2. Noterliği'nin 14.10.1983 tarihli “Düzenleme Genel Vekaletnamesi ” ile çekişme konusu 41, 70 ve 71 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı kardeşine satma konusunda dava dışı H. Ş. K.'yı vekil tayin ettiği, vekil eliyle sözkonusu parsellerdeki murisin paylarının 25.07.1985 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik edildiği, miras bırakan N.T.'in 16.04.1996 tarihinde öldüğü ve mirasçı olarak davacı çocuklarının kaldığı, davacıların dayanak vekaletnamedeki parmak izinin murislerine ait olmadığını, vekaletnamenin sahte olduğunu ve sahte vekalet ile gerçekleştirilen temliklerin yolsuz olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; miras bırakanın sağlığında çeşitli vesilelerle parmak izlerinin basılı olduğu incelemeye esas belgeler temin edilmeden ve bu belgeler ile birlikte değerlendirme yapılmadan, yalnızca davalının eşinden elde edilen parmak izleri ile sahte olduğu ileri sürülen evraklarla karşılaştırma yapılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle sonuca gidildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; İlçe Seçim Kurulu, Tapu Sicil Müdürlüğü, Evlendirme Dairesi, Banka şubeleri, İlçe Tarım Müdürlüğü, Türk Telekom vs. gibi kuruluşlar ile, davacıların bildirecekleri diğer kurum ve kuruluşlardan murisin parmak izlerinin yeraldığı evrak asıllarının getirtilmesi, ondan sonra bu belgelerle mukayese yapılmak suretiyle çekişme konusu sahte olduğu ileri sürülen belge asıllarındaki parmak izlerinin miras bırakana ait olup olmadığı yönünde konusunda uzman bilirkişilerden (parmak izi incelemesi konusunda) rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy