MAHKEMESİ : AYDIN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2011
NUMARASI : 2011/86-2011/246
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının yapılan yargılamasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından süresinde temyizi üzerine dosya incelendi Tetkik Hakimi 'nın raporu okundu açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; kat irtifakı kurulu 3 parsel sayılı taşınmazda çekişme konusu olan dükkan nitelikli 7 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, taraflar arasında imzalanmış 1.1.2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli adi yazılı kira sözleşmesinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, anılan taşınmazı 1.4.2009 tarihinde dava dışı Ş.'a kiraladığını, sonrasında taşınmazın tahliye edildiğini, davalının haksız olarak kullanmaya başladığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı ise yaklaşık 15 yıldır kiracı olarak taşınmazı kullandığını savunmuştur.
Gerçekten de; davacının çekişmeli bağımsız bölüm için 25.11.2008 tarihinde davalıya keşide ettiği ihtarnamede “... taşınmazın kiracı olarak kullandığını, ancak 2008 yılının Eylül, Ekim ve Kasım aylarının kiralarının ödenmediğini belirterek İş Bankası hesabına yatırmasını, aksi halde kira sözleşmesinin feshi ve tahliye davası açacağını...” bildirmiştir.
Öte yandan; davalının kira bedeli olarak davacı hesabına 8.10.2009, 30.12.2009 ve 3.3.2010 tarihlerinde kira parası olarak para yatırdığı, bu konuda davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar; davalı ile yapılan kira sözleşmesinden sonra davacı ile dava dışı Ş. arasında imzalanmış 1.4.2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi ibraz edilmiş ise de o sözleşmenin taraf olmayan davalıyı bağlayacağı söylenemez. Bu durumda, davalının işgalinden sözedilemeyeceği sonucuna varılmalıdır.
Hal böyle olunca, davalının çekişmeli yerde haksız işgalci olmadığı kiracı olduğu davacının kira hükümleri uyarınca dava açabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 9.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy