MAHKEMESİ : ANDIRIN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2011
NUMARASI : 2008/208-2011/81
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, adına kayıtlı 346 sayılı parsele davalının haklı bir nedene dayanmaksızın müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı kadastro öncesinde davacıdan haricen satın aldığını; ancak söz verildiği halde tapunun kendisine devredilmediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, davaya konun 346 parsel (20000 m2 tarla) sayılı taşınmazın 1982 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında davacı adına tespit edildiği, Hazinenin açtığı tespite itiraz davası reddedilerek tespitin 10.12.2004 tarihinde kesinleştiği; bunun yanında, taşınmazın 5139.11 m2’lik kısmının davalı tarafından kullanıldığının keşfen saptandığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davalının çekişmeli taşınmazı kadastrodan önce davacıdan haricen satın aldığı Köy İhtiyar Heyetince de onaylanmış 10.03.1991 tarihli senet ile sabittir.
Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların kadastro tespitinden sonra harici satışı, Medeni Kanunun 706., Borçlar Kanunun 213. ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarını taşımaması nedeniyle geçerli sayılamayacağı ve geçersiz sözleşme karşısında kayıt malikinin mülkiyet hakkının üstün kılınacağı kuşkusuz ise de; 10.7.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi, geçersiz sözleşme sonucunda kayıt malikine bir bedel ödenmiş bulunması halinde, ödeyen yararına hapis hakkı tanınması olanağının doğacağı da gözden kaçırılmamalıdır.
Hal böyle olunca, harici satın almadan dolayı davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle davanın kabul edilmesi gerekirken, 10.7.1940 tarih 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı göz ardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy