MAHKEMESİ : NİĞDE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2011
NUMARASI : 2009/298-2011/866
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 1269 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payına davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesi ve 7.100,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kayden maliki olduğu çaplı taşınmaza davalının elatmadığının keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1269 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının davacı adına, kalanın ise eşit paylarda dava dışı, H. H. Y. İ .Y. ve O. P. adına kayıtlı olduğu, davalının mülkiyete dayalı bir hakkının olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde paylı mülkiyete tabi olan taşınmazda payına isabet eden bölüme davalının ekim yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı kaymakamlık men kararından sonra taşınmazı kullanmayı bıraktığını belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece davacının ekim yapılan yerin paylaşım sonucunda kendisine düştüğünü ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; çekişme konusu 1269 parsel sayılı taşınmazda davalı kayden malik olmayıp her ne kadar kiracılık savunmasında bulunmuş ise de bu savunmasını kanıtlayamamıştır. Paylı mülkiyette her paydaşın taşınmaza elatan ve tapu maliki olmayan kişilere karşı tek başına elatmanın önlenmesi davası açması her zaman imkan dahilinde olduğu gibi, 2009 ekim döneminde çekişmeli taşınmazı kullandığı davalının da kabulündedir.
Hal böyle olunca, tapu kaydına üstünlük tanımak suretiyle elatmanın önlenmesi isteği ile birlikte davacının 5.4.2011 tarihli celsede sadece 2009 yılına ait ecrimisil talebi olduğuna dair beyanı da gözetilerek, davacının payı oranında belirlenecek ecrimisil bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı yasanın geçici 3. maddesi yollaması ile ) 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy