MAHKEMESİ : MANAVGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/07/2011
NUMARASI : 2009/788-2011/470
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, .ada,. nolu parsel üzerinde davalı kooperatif tarafından 98 adet dubleks mesken yapıldığını, 20 nolu bloktaki 1 ve 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduklarını, davalı kooperatifin 20 nolu bloğu vaziyet planına uygun olarak tamamlamadığını, yola ve otoparka bağlantısı yapılmadığı gibi yol ve otoparkının olmadığını, binanın arkasına yapılan istinat duvarının uygun kot ve yükseltide inşa edilmediğini, binanın önünde inşaasına başlanılan şelale nedeniyle 5 metre derinliğindeki hafriyat çalışmasının bahçede çöküntüye yol açtığını, bahçeye toprak yığıldığını, iş makinalarının istinat duvarını yıktığını, bahçe içerisinde vaziyet planında yer almadığı halde belediye arazisine yapılan şelaleye yol açıldığını ileri sürerek taşınmazına ve kullanım alanına yapılan elatmanın önlenmesine, maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Kooperatif; genel kurul kararları doğrultusunda, resmi makamlarca onaylanmış plan ve projeye uygun biçimde yapılandığını, iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi, yıkım zararın tazmini ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; elatma bir haksız eylem olup, elatmanın önlenmesi davaları da fiilen elatan tarafa karşı açılır.
Somut olayda; davalı kooperatifin çekişmeli taşınmazlarda kayden bir ilişkisi kalmasa da halen tüzel kişiliğini koruduğu ve fiilen faaliyetine devam ettiği görülmektedir. Davacı gerek fiili tecavüzün, gerekse komşuluk hukukuna aykırı işlemin davalı tarafından icra edildiğini ileri sürdüğüne göre davalı kooperatife husumet yöneltilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.