MAHKEMESİ : GAZİANTEP 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/05/2011
NUMARASI : 2011/57-2011/296
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1401 parsel sayılı taşınmazı dava dışı M. Ş.den satın aldığını, ancak sonradan yapılan araştırmada taşınmazın yolsuz olarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.11.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat M.K.geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tapu sicil müdürlüğü tarafından davacıya verilen tapu kaydında çekişme konusu 1401 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, ancak tedavüllü tapu kaydında ise son kayıt malikinin davalı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, 1401 parsel sayılı taşınmazı dava dışı M. Ş.den satın almasına rağmen yolsuz olarak davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Gerçekten de eksiğin tamamlanmak suretiyle getirtilen kayıtlardan, 2.10.2009 tarihi itibariyle 1401 parsel maliki M. Ş. tarafından davalıya temlik edildiğine ilişkin resmi senet düzenlendiği, tapu kütüğünün incelenmesinde ise öncesinde davalı adına kayıtlı iken M. Ş. 19.9.2009 tarihinde satıldığı, 2.10.2009 tarihinde tekrar davalıya devredildiği ve halen davalının kayıt maliki görülüdüğü, ancak bilgisayar ortamında oluşturulan taşınmaz bilgilerini içeren belgede ise M. Ş.den satın alınmak suretiyle davacı adına 16.12.2009 tarihinde tescil edidiği, halende davacının kayıt maliki görüldüğü anlaşılmaktadır.
Tapu Sicil Müdürlüğü ile mahkeme arasında yapılan yazışmalarda ise davacı ile akdedilmiş bir resmi senet bulunmadığı belirtilmiştir. Nevar ki, çekişmeli taşınmaz ile birlikte bazı taşınmazlar yönünden gerçekleştirilen temlikler nedeniyle idari tahkikatlar yapıldığı ve cezai soruşturmaların yürütüldüğü dosya kapsamı ile sabittir.
Bilindiği üzere, TMK nun 706. maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmenin geçerliliğinin resmi şekle tabi olduğu, aynı yasanın 1022/1 maddesi gereğincede ayni hakların kütüğe tescil edilmesi ile doğacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda ise; mevcut tapu kütük bilgilerine göre taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu, taşınmaz bilgilerine ilişkin belgede ise davacının malik olduğu görülmektedir.
Hal böyle olunca, dosyaya ibraz edilen kayıt ve belgeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi, olayda sahtecilik sonucu oluşturulmuş bir kayıt olup olmadığının belirlenmesi, gerekirse ceza soruşturmasındaki delillerin değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy