MAHKEMESİ : ORTACA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2011
NUMARASI : 2009/337-2011/72
Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı M. vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 05.06.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat İ.C.V. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, hile olgusu belirlenmek suretiyle davalı Hüseyin adına kayıtlı bulunan 116 ada 20 parsel ve davalı M. adına 116 ada 21 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının payı oranında davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde davalı M.’in sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak; ilke olarak ayrı taşınmazlarla ilgili olarak farklı kayıt maliklerine karşı aynı hukuki nedene dayalı olarak müstakil dava açılmasına yasal bir engel olmadığı gibi davanın birlikte açılması da olanaklıdır. Buna göre her bir taşınmazla ilgili olarak malikleri gözetilerek verilen karar sonunda ayrı ayrı harç ve avukatlık ücretinin takdiri gerekeceği tartışmasızdır.
O halde, mahkemece dava konusu taşınmazlar yönünden tek harç ve avukatlık ücreti belirlenerek, davalıların da bu harç ve avukatlık ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru değildir.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazların maliklerine göre harç ve avukatlık ücretinden her bir davalının sorumlulukları ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetli değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 05.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.