MAHKEMESİ : ŞEBİNKARAHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2011
NUMARASI : 2008/229-2011/62
Yanlar arasında görülen tapu iptali-tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 12.06.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılardan A. K.ve vekili Avukat B.A.davalı E. Y.N.vekili Avukat S. Ü. ile temyiz edilenler vekili Avukat H.E.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda, miras bırakanın yapmış olduğu temliki işlemlerin 01.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, son kayıt maliki davalı E.’in de el ve iş birliği içerisinde hareket ettiği belirlenmek suretiyle davalı E.adına kayıtlı bulunan 138 ada3 parseldeki 1,7 ve 10 nolu bağımsız bölümler ile yine bu davalı adına kayıtlı 122 ada 12, 121 ada 2, 138 ada 8, 143 ada 3 ve 141 ada 9 parsel sayılı taşınmazlar, davalı A.adına kayıtlı bulunan 138 ada 3 parseldeki 3 nolu bağımsız bölüm ve davalı F.adına kayıtlı bulunan 133 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. O halde davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak; ilke olarak ayrı taşınmazlarla ilgili olarak farklı kayıt maliklerine karşı aynı hukuki nedene dayalı olarak dava açılmasında yasal bir engel olmadığı gibi dava birlikte açılsa dahi her taşınmaz yönünden müstakil dava açılma olanağa bulunduğundan her bir taşınmazla ilgili olarak malikleri gözetilerek verilen karar sonunda ayrı ayrı harç ve avukatlık ücretinin takdiri gerekeceği tartışmasızdır.
O halde, mahkemece dava konusu tüm taşınmazlar yönünden tek harç ve avukatlık ücreti belirlenerek, tüm davalıların da bu harç ve avukatlık ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları doğru değildir.
Hal böyle olunca, kabul kapsamına alınan taşınmazların maliklerine göre harç ve avukatlık ücretinden her bir davalının sorumlulukları ayrı ayrı belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması isabetli değildir.
Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy