MAHKEMESİ : YEŞİLYURT(MALATYA) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2010
NUMARASI : 2002/176-2010/133
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı (birleşen dosyalarda davalı); kayden maliki olduğu 517 ve 521 parsel sayılı taşınmazlarda taş ocağı açmak üzere idareye başvurduğunda, köyde toplulaştırma çalışmaları devam ettiğinden kendisine verilecek yerlerin krokisinin çizildiğini ve bu krokiye göre işletme ruhsatı alarak faaliyete geçtiğini, ancak davalıların, köy merasına elattığı yönünde iddialarla müdahale edip, çalışmaları aksattıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiş; birleşen davaların da reddini savunmuş; bilahare davasından feragat ettiğini bildirmiştir.
Davalı (birleşen dosyada davacı) G. Köyü Tüzel Kişiliği, asıl davanın reddini savunup, birleşen davasında; 805 parsel sayılı meraya davalı şirket tarafından taşocağı kurmak ve taşları yığmak suretiyle müdahale edildiğini belirterek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinde bulunmuştur.
Davalı M.Tahsis Komisyonu adına Hazine (ayrıca birleşen diğer dosyalar davacısı); M.Tahsis Komisyonunun tüzel kişiliği bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının maliki olduğu ve ruhsat aldığı taşınmazlar dışında 805 nolu mera parselinde taş ocağı işlettiğini beyan ederek, asıl davanın reddini savunmuş, birleşen davalarından birinde, 805 sayılı mera parseline elatmanın önlenmesi, yıkım ve meranın eski hale getirilmesine yönelik tazminat; birleşen diğer davasında da, mülkiyeti hazineye ait 1645 sayılı parsele şantiye binası inşa edilmek ve 801 parsel sayılı taşınmaza da şantiye sahası olarak kullanılmak suretiyle davalı şirket tarafından müdahale edildiğinden bahisle elatmanın önlenmesi ve binanın yıkımını istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın feragat nedeniyle reddine, .parsel sayılı taşınmaz yönünden toplulaştırma ile .ada .parsel olan yerin 650m2lik kısmına elatmanın önlenmesine, 805 ve 1645 sayılı parsellerle ilgili birleşen davaların konusuz kaldıklarından retlerine karar verilmiştir.
Karar, birleşen dosya davacısı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Asıl dava, elatmanın önlenmesi; birleşen davalar, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, birleşen davaların birinde ayrıca tazminat talebinde de bulunulmuştur.
Mahkemece, asıl davanın feragat nedeniyle reddine, 801 parsel sayılı taşınmaz yönünden toplulaştırma ile 278 ada 7 parsel olan yerin 650m2lik kısmına elatmanın önlenmesine, 805 ve 1645 sayılı parsellerle ilgili birleşen davaların konusuz kaldıklarından retlerine karar verilmiş, hüküm yalnızca Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazların yargılama sırasında toplulaştırma işlemine tabi tutularak 517 ve 521 sayılı parsellerin 278 ada 6 parsel, 801 ve 1645 sayılı parsellerin 278 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar oldukları ve 6 sayılı parselin davacı şirket, 7 sayılı parselin ise birleşen dosya davacısı hazine adına kayıtlı bulundukları; 805 sayılı mera parselinin ise 50000m2lik kısmının ise tahsis amacının değiştirilerek 2185 sayılı parsel ve maden işletme alanı olarak hazine adına tescil edildiği ve bilahare toplulaştırma suretiyle 278 ada 7 sayılı parsel olduğu; mahkemece yapılan uygulama sonucu temin edilen ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda; taş ocağının 805 sayılı mera parselinden tahsis amacı değiştirilip hazine adına tescil edilen ve toplulaştırmayla 278 ada 7 sayılı parsel sayısını alan taşınmaz sınırları içerisinde ve davacı(bir.dosyalarda davalı) şirket adına düzenlenen 15.08.2007 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatına konu yer olduğu, mıcır stok sahasının 650m2lik kısmının 7 sayılı parselde, 1535m2lik bölümünün ise aynı ada 6 sayılı parselde ve şantiye binasının da 6 sayılı parselde kaldığı; dinamit deposunun ise 7 sayılı toplulaştırma parseli kapsamında olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, asıl davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olmasında ve mıcır stok sahasının hazine adına kayıtlı 7 sayılı parselde kalan bölümü bakımından elatmanın önlenmesine hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Hazinenin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak; dava tarihinde toplulaştırma öncesi hazineye ait parsellerde yer alan ve davalı şirketin elattığı ileri sürülen bölümlerde, sonradan davalıya tahsis edilen ya da toplulaştırma ile davalı şirket adına tescil edilen yerler dışında kalan kesimler bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Öyleyse, fen bilirkişi tarafından krokili raporda H harfi ile gösterilen dinamit deposunun dava tarihinden önce mevcut olup olmadığı araştırılarak, mevcutsa anılan kısım bakımından da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, sonradan tahsis ya da davalı şirket adına tescil nedeniyle konusu kalmayan davalar hakkında da karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi ve dava tarihinde hazinenin davalarında haklı olması nedeniyle harç ve yargılama giderlerinin davalı şirkete yükletilmesi gerekirken bu hususların da göz ardı edilmiş olması isabetsizdir.
Hazinenin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy