MAHKEMESİ: FETHİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/06/2011
NUMARASI : 2010/542-2011/723
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın maliki olduğu .. parsel sayılı taşınmazını torunun eşi olan davalıya mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olarak temlik ettiğini, murisin öldüğü gün davalının taşınmazı danışıklı olarak üçüncü kişiye devrettiğini, muvazaalı işlemden zarar gördüklerini ileri sürerek, tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, verilen yetkisizlik kararının temyizi üzerine 4.Hukuk Dairesince işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 13.03.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat C.. Ç.. ile temyiz edilenler vekili Avukat Z.. C.. Kunduracı geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; miras bırakan S.. E..'ın maliki olduğu arsa nitelikli 597 m² yüzölçümlü 5 parsel sayılı taşınmazını 29.7.1999 tarihli resmi akitle davalıya satış suretiyle temlik ettiği, ondanda 19.11.2003 tarihinde dava dışı O. A.. Ç.'a tapuda devredildiği, murisin aynı tarihte (19.11.2003 tarihinde) öldüğü, davalının ise murisin torununun eşi olduğu kayden sabittir.
Davacılar, miras bırakanın yapmış olduğu temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tazminat istekli eldeki davayı açmışlardır.
Bir kısım mirasçıların daha önce son kayıt maliki O. A.Ç.k aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açtıkları ve Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/962 esas sayılı dosyasında görülen tapu iptal ve tescil davasında; mahkemece, miras bırakanın muvazaalı temlikte bulunduğu ancak davalının iyiniyetli olduğu kabul edilerek tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verildiği, derecattan geçerek 7.6.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin önceki dava ile birlikte değerlendirilmesi sonucu murisin davalı O..'a yaptığı temlikin muvazaalı olduğu benimsenerek tazminata karar verilmiş olması kural olarak doğrudur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davalının öteki temyiz itirazlarına gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; mahkemece yapılan keşif sonucu emlakçı bilirkişi M. K. D.'den alınan 8.3.2011 tarihli raporda belirlenen taşınmaz değeri ile keşifte hazır bulunmayan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda belirlenen değer arasında fahiş fark bulunduğu ve bu çelişki giderilmeden son raporun hükme esas alınmak suretiyle karar verildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, üç kişilik uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde yeniden keşif yapılması, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, tazminata esas değerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.