MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/04/2011
NUMARASI : 2010/397-2011/185
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 02.05.2006 tarihinde satın aldığı 7 nolu meskenin bir bölümünü, bitişikte bulunan 8 nolu meskenin sahibi olan davalının kendi taşınmazı içine dahil ederek müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine, taşınmazının projeye uygun hale getirilmesine, masrafların davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, her iki taşınmazında evveliyatta M Ş..şahsa ait olduğunu, taşınmazını aldığı tarihten beri aynı şekilde kullandığını, tadilat projesinin de mevcut olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalının müdahale ettiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım, bağımsız bölümler arasındaki duvarın projesine uygun hale getirilmesi ve masrafların davalıdan tahsili isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kat mülkiyeti kurulu 11 nolu parseldeki 7 nolu meskenin davacı, 8 nolu meskenin ise davalı adına kayıtlı olduğu, davacının bağımsız bölümünü 02.05.2006 tarihinde, davalının ise 24.02.1981 tarihinde satın aldığı, binanın inşaat ruhsatı alınırken verilen tasdikli mimari projesinin bulunduğu, mahallinde yapılan inceleme neticesinde; mimari projesinde 8 nolu meskende 2 oda olması gerekirken projeden farklı olarak 3 oda bulunduğu, odalardan birinin 7 nolu dairenin salonundan 8 nolu daireye ilave edilerek oluşturulduğu, davalının sunduğu ve çekişme konusu bölümlere ait olduğunu ileri sürdüğü tadilat projesinin tasdikli olmadığı gibi tüm araştırmalara rağmen belediye arşivinde sözkonusu tadilat projesine rastlanmadığı, tapuya da yansıtılmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; asıl olan yapının tasdikli mimari projesidir. Projesine aykırılık teşkil eden fiili duruma hukuken değer verilemeyeceği tartışmasızdır. Başka bir ifadeyle, mülkiyet hakkından kaynaklanan bütün hak ve mükellefiyetlerin alıcısına geçeceği, yeni mülkiyet sahibinin de mülkiyet hakkından doğan haklardan yararlanacağı ve yapının mimari projesine uygun hale getirilmesini isteme hakkının bulunduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; ana yapının inşaat (mimari) projesi esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi, öte yandan; projeye aykırılığın doğrudan davalının eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı üzerinde de durularak, davalının eyleminden kaynaklanmadığının ortaya konulması halinde bağımsız bölümlerin projeye uygun hale getirme masrafının hak ve nasafet kuralları çerçevesinde olaya en uygun düşecek biçimde taraflar arasında denkleştirilmesinin de değerlendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle tapuya yansıtılmayan tadilat projesine değer verilmek suretiyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy