MAHKEMESİ : HAFİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/03/2009
NUMARASI : 2008/111-2009/46
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit gördüğünü taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek anılan tespitin iptal edilmesini ve taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalılardan S.. ve M.. B.. davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacının tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasa'nın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, Hazine tarafından açılan bu tür davaların, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasını da barındırdığı ve 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi bulunmadığı, ancak yargılama sırasında taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek nitelik taşıdığının saptanması halinde sürenin devreye gireceği Yargıtay'ın yerleşik uygulamasıdır.
Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi, taşınmazın özel mülkiyete konu olabilecek ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden bulunup bulunmadığının uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılacak keşifte saptanması ve sonucuna göre bir karar verimesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Hazinenin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy