MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2011
NUMARASI : 2011/11-2011/490
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, uyuşmazlık konusu 33626 ada 17 parselin öncesinde aynı ada 15 parsel olarak 1655/1696 payının davacı, 41/1996 payının ise dava dışı M. C. adına tapuda kayıtlı iken M. C.'ın payını 20.8.1996 tarihinde dava dışı O. K.'a satması üzerine davacının açmış olduğu Şuf'a davası neticesinde Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 3.6.1998 gün 1997/1345 esas 1998/673 karar sayılı kararı ile O. payının iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 10.6.1998 tarihinde kesinleştiği, ancak davanın devamı esnasında taşınmazın 280 m² lik bölümünden yol geçmesi üzerine taşınmazın ikiye ifraz edilerek 33626 ada 16 ve 17 parsellerin oluştuğu, 16 parselin tevhiden hükmen davacı adına, 17 parselin 41/1696 payının O. K.,1655/1696 payının davacı adına kaydedildiği, davacı ve O. paylarının kamulaştırma sebebi ile 26.11.2008 tarihinde davalı belediye adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, taşınmazların tapu kayıtları üzerinde Karşıyaka 1. Sulh Hukuk Mahkemesi 1997/1345 esas sayılı dosyası üzerinden 22.10.1997 tarihinde konulan ihtiyati tedbir kararı bulunması sebebi ile davalı Belediye Başkanlığı tarafından O. Kahraman'ın payı bakımından yapılan kamulaştırma işleminin de doğru kişi hakkında yapıldığı da söylenemez. Bundan ayrı, davacının Karşıyaka 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/ 1345 esas ve 1998/673 karar sayılı ilamının kesinleşme tarihi olan 10.6.1998 tarihi itibariyle O. payı yönünden de Türk Medeni Kanununun 705/ 2. maddesi uyarınca mülkiyet hakkı doğduğuna göre, kamulaştırma öncesi hak durumunun belirlenmesi bakımından dava açmakta hukuki yararı vardır.
Davacının hükmen maliki bulunduğu hak kamulaştırma sebebi ile sicile yansıtılamadığına ve anılan kesinleşmiş ilamın bu nedenle infaz kabiliyeti kalmadığına göre mahkemece artık ayna ilişkin hüküm kurulması da mümkün değildir.
Hal böyle olunca, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece davacının kamulaştırma öncesi hakkı bulunduğunun tespiti bakımından mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazı bu yöne hasren yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy