MAHKEMESİ : DEMRE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2011/12-2011/46
Yanlar arasında görülen tapu iptali, tescil ve tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis isteğine ilişkindir.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “bakım borcunun yerine getirildiği, ne varki temlik edilen payın değerinin miras bırakanın genel mal varlığı içerisinde makul düzeyde kalıp kalmadığının belirlenmesi” gereğine değinilerek bozulmuş; mahkemenin 24.03.2011 tarihli direnme kararı Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.01.2011 tarih, 20011/1-720 esas, 4 sayılı kararıyla, “Dairenin bozma ilamından esinlenilerek karar oluşturulduğu” gerekçesiyle temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Daireye gönderilmiştir.
Mahkemece oluşturulan kararda; taşınmazın davalıya intikalinin muvazaalı görülmediği, işlemin ivazlı olduğu, bunun için mal varlığı oranının tespitine gerek olmadığı, esasen murisin mal varlığının büyük bir kısmını oluşturduğu açıklanmış, daha sonra da buna çelişkili olacak biçimde 3. sayfanın 1. paragrafında “...temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması” gerektiği ifade edilmiştir.
Gerçekten de; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, temlik konusu pay miras bırakanın tüm mal varlığı içerisinde %90'nın üzerinde değere sahiptir. Bilindiği üzere, murisin tüm mal varlığını ya da mal varlığının tamamına yakınını ölünceye kadar bakma akdiyle devretmesi durumunda bakım koşulu yerine getirilmiş olsa bile, temlikte bakımın değil mirastan mal kaçırmanın amaçlandığı kabul edilmektedir.
Murisin tek bir malının bulunması halinde bunun bakım karşılığı belli bir payının temlik edilebileceği göz önüne alındığında, taşınmazın tamamının aktarılmasının da koşulların varlığı halinde muvazaalı olduğu sonucuna varılabilecektir.
Hal böyle olunca; belirlenen somut olgular özetlenen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle reddedilmesi doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenler yönünden (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy