MAHKEMESİ : HAYRABOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/07/2011
NUMARASI : 2009/347-2011/170
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, davalı Bekir hakkında açılan davanın kabulüne,diğer davalılar hakkındaki davanın reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı, kayden malik olduğu 459 ada, 2 sayılı parselde bulunan (2) ile (6) numaralı bağımsız bölümleri davalılara satıp, satış bedelini kendisine ödemesi için çalışanı olan dava dışı Y.K.'a vekaletname verdiğini, vekil kılınan Y.'un satışı gerçekleştirmesine karşın davalılar tarafından hile ile kandırılarak satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır
Mahkemece,(2) numaralı bağımsız bölüm hakkında açılan davanın kabulüne,(6) numaralı bağımsız bölüm hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı N. G.'in Kartal 12. Noterliğince düzenlenen 24.07.2008 tarih,36580 sayılı vekaletname ile çekişme konusu taşınmazların satışı için dava dışı Y. K.'u vekil tayin ettiği, çekişme konusu 2 sayılı parselde bulunan (2) numaralı bağımsız bölümü davalı S.'e, (6) numaralı bağımsız bölümü ise davalı Bekir'e vekaletnamedeki yetkiye istinaden 16.12.2009 tarihinde satış yolu ile temlik edildiği anlaşılmaktadır.Dava dilekçesi içeriğinden ve davanın ileri sürülüş biçiminden, davacının dava konusu taşınmazları davalılara satma iradesinin bulunduğu, ancak bedelin ödenmediği iddiası ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yani davadaki hukuki sebebin vekalet görevinin kötüye kullanılması olmayıp, vekaleten satışı yapılan taşınmazların satış bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığı sabittir.Buna göre Mahkemenin hukuki nitelendirmesinin doğru olduğu söylenemez.Bilindiği üzere, BK'nun 217. maddesi delaletiyle 211. maddesi hükmü uyarınca, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkı saklı tutulmadıkça veya bu konuda bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe, satılan şeyin istirdadı istenemez. Öyleyse, tapu iptali ve tescil isteğinin dinlenmesine olanak bulunmadığı gözetilerek, tapu iptal ve tescil isteği yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Yani davalı B.hakkında ki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Bu açıklamalar karşısında davacı ile davalı S.'in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE;
Davalı B.'in, yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy