MAHKEMESİ : SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/05/2011
NUMARASI : 2011/285-2011/225
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, .. ada . nolu parselin kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Daire bozma kararlarına uyulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine ve 6099 sayılı Yasa uyarınca yargılama giderlerine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptali-tescil isteğine ilişkin olup; mahkemece, 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı yasa hükümleri uyarınca davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, işin esası bakımından 5841 sayılı yasanın yürürlüğü döneminde davanın hak düşürücü süreden reddedilmiş olması doğrudur. Ne var ki anılan yasa Anayasa Mahkemesinin 12/05/2011 tarih 2009/31 E 2011/77 K sayılı kararı ile iptal edilmiş ve 23.7.2011 tarihinde de resmi gazetede yayımlanarak iptal hükmü yürürlüğe girmiştir.
Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasanın 153.maddesine göre iptal kararı geriye yürümese de, 10/03/1969 gün ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptalin kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemeyeceği, ancak henüz devam eden uyuşmazlıkların iptal kapsamında bulunacağı açıktır.
O halde, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin verilen kararın doğruluğundan söz edilemez. Zira kamu düzeniyle ilgili bütün haller istisnanın kapsamına girer.
Hal böyle; olunca; işin esası hakkında 28/11/1997 tarih 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı doğrultusunda değerlendirme yapılmak ve yargılama masrafları yönünden de 6099 Sayılı Yasa hükümleri gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması için karar bozulmalıdır.
Hazinenin temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy