MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/02/2011
NUMARASI : 2008/245-2011/51
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı, 8/8/2008 günlü dilekçesiyle 2742 ada, 8 parselde 103/358 pay sahibi olduğunu bildirerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, 5.419,93 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş bunun üzerine elatmanın önlenmesi yönünden hükmün tavzihi istenilmişse de, 29.11.2011 tarih ve 245/51 sayılı kararla tavzih isteği reddedilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, dava dilekçesinde açıkça elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesine karşın, gerek kısa karar ve gerekse gerekçeli kararda ecrimisile hükmedilmiş, ne var ki elatmanın önlenmesi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Öte yandan,davanın ikamesi ve yargılama sırasında yalnızca istenen ecrimisil baz alınarak harç tahsil edildiği; taşınmazın keşfen değeri belirlenmesine karşın, elatmanın önlenmesi yönünden ne yargılama sırasında ne de hükümde harç alınmamıştır.
Hemen belirtilmelidir ki, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin gerektiği açıktır. Bu tür davalarda 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın çekişme konusu taşınmazın ve üzerindeki muhdesatın değerinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur. (4.3.1953 tarih 10/2 sayılı İ.B.K.)
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların takdirine bırakmayıp; anılan hususun mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetileceği düzenlenmiş ve buyurucu nitelikteki 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.Hal böyle olunca, öncelikle elatmanın önlenmesi davası yönünden yukarıda özetlenen 492 sayılı Yasanın 30. ve 32. maddeleri uyarınca işlem yapılarak, taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden davacıdan harcın yatırılmasının istenmesi, aksi takdirde HUMK 409. (6100 sayılı Yasanın 150.) maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve koşulların oluşması durumunda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi; harcın yatırılması halinde ise, elatmanın önlenmesi yönünden yapılan uygulama doğrultusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi ve buna bağlı olarak ecrimisilin tayin edilmesi gerekirken, anılan işlemler ve hususlar gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy