MAHKEMESİ : KEŞAP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2010
NUMARASI : 2009/50-2010/157
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkemece, sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1246 parsel sayılı taşınmazın davacılar adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, anılan taşınmaza davalı şirketin haklı bir nedeni olmaksızın taş almak suretiyle müdahale ettiği ileri sürülerek, elatmanın önlenmesi ve tazminat isteğiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının ya da kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yere müdahale olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır.
Ne varki, mahkemece, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde bir araştırma ve inceleme yapılmamış, işin esasına girilmeden, Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünden alınan yazı cevabına göre davalı şirketin dava konusu taşınmaz üzerinde 26.12.2006 tarihine kadar faaliyet gösterdiği gerekçesiyle sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, davalı şirketin dava tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazı kullanıp kullanılmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için mahallinde keşif yapılarak değişik iş dosyasındaki raporda değerlendirilerek, davalıların çap sınırlarına elatmaları bulunup bulunmadığının; tespiti için kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere takometrik aletlerle ve kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılması, bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy