MAHKEMESİ : BODRUM 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2011
NUMARASI : 2009/120-2011/652
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi,yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının çekişme konusu 95 ada 199 parsel sayılı taşınmazın kayden paydaşı bulunduğu, davalı H. K.'nin taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmayıp 199 sayılı parsel üzerindeki eski, tek katlı yapıyı kullanan kişi olduğu, yapılan inceleme ve araştırmaya göre, özellikle bilirkişi raporuna göre, davacıya ait tripleks meskenin inşa edilebilmesi için davalının iskan ettiği dava konusu yapının kaldırılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davalı, anılan yapıda kiracı olarak oturduğunu, yapının dava dışı A. K.e ait olduğunu savunmuştur.
Ne varki, mahkemece, savunma üzerinde durulmamış ve yıkımı istenilen muhdesatların kimin tarafından yapıldığı konusunda bir araştırma yapılmamıştır.
Bilindiği gibi, elatmanın önlenmesi ve yıkım istekli davalar haksız fiil niteliğinde olup, haksız fiili ika eden kişiye karşı açılması gerektiğinden, yapılacak araştırma ile dava konusu binanın kendisine husumet yöneltilen davalı H.K. tarafından yapılmadığının saptanması halinde yıkım isteğinin husumetten reddinin gerekeceği asıldır. Ancak, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.'nun 124.maddesi ile bazı durum ve şartların varlığı ve gerçekleşmesi halinde taraf değişikliğine dair getirilen yeni yasal düzenlemelerinde gözetilip değerlendirilerek neticeye gidilmesi icabetmektedir.
Hal böyle olunca; yıkılması istenilen bina sahibi A.'in davada yer almasının sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme ve noksan soruşturma ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Kabule göre de; itiraza uğramayan dava değeri üzerinden davacı yararına avukatlık ücreti tayini gerekirken, keşfen saptanan ancak, yargılama sırasında harcı tamamlanmayan değer üzerinden fazla olacak şekilde avukatlık ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy