MAHKEMESİ : POLATLI 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/06/2011
NUMARASI : 2006/201-2011/346
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden maliki oldukları 2034 parsel sayılı taşınmaza, komşu 2136 parsel malikleri davalılar tarafından ekip-biçmek suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacılara ait taşınmaza müdahaleleri bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “… dava sebebiyle yerinde 5.4.2004 ve 14.03.2005 tarihlerinde iki keşif yapıldığı, keşifler sonucu alınan rapor ve krokilerin birbirini doğrulamadığı gibi çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Çelişkili raporlara dayalı olarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca, yerinde konunun uzmanı 3 kişiden oluşan bilirkişi kurulu aracığıyla keşif icrası, uygulamanın pafta bazında yapılması, bilirkişilerden uygulamayı gösterir rapor ve kroki alınması, ayrıca önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinin istenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, her ne kadar çekişme konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma söz konusu olduğu belirtilmiş ise de, davada elatmanın önlenmesi isteğinin yanında ecrimisil talebinin de bulunduğu ve her davanın açıldığı tarih itibariyle koşullar gözetilerek çözüme kavuşturulması gerekeceği tartışmasızdır.
Gerek Kadastro Müdürlüğünden elde edilen 22.3.2012 tarihli cevabi yazıda belirtildiği ve gerekse de tarafların da kabulünde olduğu üzere, çekişme konusu parseller bakımından kayma ve tersimat hatası bulunduğu ve bu nedenle kullanım tarzında kaymaların meydana geldiği anlaşılmaktadır.
O halde, taraflara tersimat hatasının giderilmesi için olanak tanınması ve dava tarihindeki fiili durumun açıklığa kavuşturulması , taraflar arasında önceden görülüp kesinleşen kararlardaki çekişme konusu kısımlar ve davaların kapsamları da gözetilerek yapılacak soruşturma ve inceleme sonucuna göre dava tarihi itibariyle davalıların müdahalesi bulunup bulunmadığının tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacıların temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.