MAHKEMESİ : ÜSKÜDAR 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2011
NUMARASI : 2009/107-2011/312
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 9.10.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ü. O. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilenler vekili Avukat ve ihbar olunan vekili Avukat gelmediler yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup; davacılar, 81 sayılı parselin mülkiyetini hükmen kazandıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 81 sayılı parsel hakkında Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2003/851 esas sayılı dava sonucunda, taşınmazın dava dışı Kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ve dava dışı kişiler adlarına tesciline karar verildiği, kararın derecattan geçerek 29.11.2007 tarihinde kesinleştiği, böylece TMK.'nun 705. maddesi hükmü gereğince tescilden önce taşınmazın mülkiyeti davacıya geçmiş ise de, ilamın sicile yansıtılmadığı; getirtilen çap kaydından da, taşınmazın dava dışı Kooperatif adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, çekişmeli taşınmaz tapu sicilinde henüz dava dışı Kooperatif adına kayıtlı olduğuna göre, anılan kayıt 2003/851 esas sayılı davada verilen ve kesinleşen karar sonucunda yolsuz niteliğe dönüşse dahi, "çap iptale kadar geçerlidir" kuralı gereği iptal edilene kadar hukuksal varlığını korumaktadır.
Hal böyle olunca, Yargıtay HGK.'nun 2005/8-22 esas, 2005/64 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi ve davanın görülebilir bir nitelik kazanması bakımından gerçek mülkiyet durumunun sicile yansıtılması; başka bir deyişle, 2003/851 esas sayılı kararın infazının sağlanması yönünde davacıya önel tanınması, ondan sonra işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy