MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/02/2012
NUMARASI : 2011/189-2012/30
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi,ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaz üzerindeki bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 724 ada 2 parsel sayılı, 363.30 m2'lik tarla nitelikli taşınmazın 17.9.1990 tarihinde 3.kişilerden satın alma yoluyla 1/2'şer paylarla davacı ve dava dışı kardeşi İ.adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmamış 4 katlı bir binanın bulunduğu, davacının, bu binanın zemin katındaki daireye davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın elattığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten de; kayden davacının paydaşı bulunduğu taşınmazdaki söz konusu daireye, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmadığı halde ikamet etmek suretiyle müdahale ettiği saptanarak, elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu hususa değinen temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ne varki, ecrimisil isteği bakımından yapılan değerlendirmede aynı isabetin sağlandığını söyleyebilme olanağı yoktur. Davalı, tarafların kardeş olup, babalarından kalan malların paylaşımı sırasında dava konusu yerin miras taksim sözleşmesi gereğince kendisine isabet ettiğini savunmuştur
Her ne kadar, çekişme konusu taşınmazın davacı tarafından 3.kişiden satın alındığı, tarafların mirasbırakanı ile ilgisinin bulunmadığı sabit ise de, dosyaya ibraz edilen adi yazılı, davacı ve dava dışı kardeşi İ.ın imzasını taşıyan "anlaşma" başlıklı belgede; dava konusu evin davalıya verildiğinin yazılı olduğu görülmektedir.
Bu durumda; davalının taşınmazda uzun süreden beri kardeşi olan davacının muvafakatı ile oturduğu, davacının davalıya dava tarihine kadar herhangi bir şekilde uyarı göndermediği ( ihtar çekmediği) gözetildiğinde davalının dava tarihine kadar davacının izniyle taşınmazı kullandığı, dava açmakla da muvafakatını geri aldığı kabul edilmelidir.
Bilindiği üzere; gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin taşınmazı haksız biçimde kullanan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği en azı kira geliri, en fazlası mahrum kalınan gelir kaybına karşılık gelen bir bedeldir.
O halde, davalının dava tarihine kadar olan süreç için taşınmazda fuzuli şagil olduğu söylenemez. Başka bir anlatımla kötüniyetli zilyedin mülkiyet hakkı sahibine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgalden kaynaklanan ecrimisille davalının sorumlu tutulmasına olanak yoktur.
Hal böyle olunca; ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçelerle aksine hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.6.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy