MAHKEMESİ : TRABZON 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2011
NUMARASI : 2010/262-2011/340
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, eski hale getirme davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davalı Şirket tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 16.10.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat B. M. Ç. ile temyiz edilen vekili Avukat G. G. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Şirket yönünden el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Şirket tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davanın ikamesi sırasında yalnızca istenen tazminat esas alınarak harç tahsil edilmiş; yargılama sırasında taşınmazı değeri keşfen belirlenmesine karşın el atmanın önlenmesi yönünden harç alınmamıştır.
Davanın, taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin gerektiği açıktır. Bu tür davalarda, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16/2. maddesi uyarınca harcın, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat tutarı üzerinden alınacağı kuşkusuzdur.
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda, harcın alınması veya tamamlanması yanların takdirine bırakılmayıp mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetileceği düzenlenmiş ve buyurucu nitelikteki 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Hal böyle olunca, öncelikle elatmanın önlenmesi isteği yönünden 492 sayılı Kanunu'nun 30. ve 32. maddeleri uyarınca işlem yapılarak taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden davacıdan harcın yatırılmasının istenmesi, aksi takdirde HUMK 409. (6100 sayılı Yasanın 150.) maddesinde düzenlenen usül kurallarının uygulanması yerine, yukarıda değinilen ilke ve düzenlemeler göz ardı edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy