MAHKEMESİ : MİDYAT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2011
NUMARASI : 2010/534-2011/555
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi çerçevesinde davalının iyi niyetli olduğu, aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı Hazine, davalının bayi adına tespit gören .. ada 75 sayılı parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazın 5811 m² miktarlı tarla niteliği ve .. ada . parsel numarasıyla 20 yılı aşkın çekişmesiz ve aralıksız zilyetlikten söz edilerek 24/08/2007 tarihinde H.. Ü.. adına tespit edildiği, 18/04/2008 tarihinde tespitin kesinleştiği, 19/01/2010 tarihinde davalıya temlik edildiği görülmektedir.
Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 16.maddesi gereğince, hizmet malları ilgili kamu tüzel kişiliği adına tespit edilir. Mera, yaylak, kışlak gibi kamunun yararlanmasına tahsis edilen taşınmaz mallar sınırlandırılır ve özel siciline yazılır. Aynı Yasa'nın 16/C maddesi uyarınca da, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarıma elverişli olmayan yerler tescil ve sınırlamaya tabi değildir. Bu gibi yerlerin tasarrufunda, el değiştirme ve kazanımında iyi niyetin söz konusu olamayacağı kararlık kazanmış yasal ve yargısal uygulamalar gereğidir.
Ancak, yerel mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmamış ve taşınmazın gerçek niteliği saptanmamıştır.
Hal böyle olunca, yerinde keşif icra edilerek çekişmeli taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun ve kazanım koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılması durumunda davanın reddedilmesi; Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise davanın kabulü yönünde hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle davanın reddedilmesi doğru değildir.
Davacı Hazinenin, temyiz açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy