MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2012
NUMARASI : 2008/509-2012/26
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 7 parsel sayılı iki katlı ev niteliğindeki taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, ancak üzerindeki evin davalıya ait olduğuna dair tapu kaydında şerh bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, maliki olduğu taşınmaza davalının gecekondu yapmak suretiyle haksız olarak kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, anılan yeri harici satış sözleşmesinden kaynaklanan hakkına dayalı olarak tasarruf ettiğini, borcunun bir kısmını davacıya ödediğini savunmuştur.
Ne var ki, mahkemece davalının savunması doğrultusunda ibraz ettiği delilleri yeterince toplanmamış, harici satın almaya yönelik bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bilindiği üzere, tapulu taşınmazların mülkiyetinin naklinin Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddeleri gereği resmi şekle bağlı olduğu tartışmasızdır. Anılan hükümler karşısında harici satışa değer verme olanağı yoktur. Ancak, böyle bir satışın taşınmazın tasarrufuna icazet (muvafakat) sebebi sayılabileceği kuşkusuzdur.
O halde, harici satış bedelinin ödenen kısmı üzerinden davalıya Türk Medeni Kanununun 994. maddesi gözetilerek hapis hakkı tanınması gerekeceği tartışmasızdır.
Hal böyle olunca; davalının tüm delillerinin toplanması, tanıklarının dinlenmesi, 10.7.1940 tarih, 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı da gözetilerek harici satın almaya yönelik savunmanın değerlendirilmesi, kanıtlanması halinde sözleşmesinin lehdarına hapis hakkı sağlayacağı düşünülmek ve Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü de dikkate alınarak hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule görede; keşfen belirlenip harcı tamamlanmayan değer üzerinden davacı yararına fazla avukatlık ücreti tayin ve takdiride isabetli değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy