MAHKEMESİ : RİZE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/01/2012
NUMARASI : 2010/292-2012/14
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Asıl ve birleşen dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; dava konusu 441, 446, 447, 505, 177, 182, 186, 187, 188, 208 ve 213 parsel sayılı taşınmazların paylı mülkiyet üzere olduğu ve tarafların ortak mirasbırakanı M.F.U.’nın kayden paydaş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; asıl ve birleşen dava dilekçelerinde ecrimisil istemleri yönünden dava değerleri gösterilmiş, elatmanın önlenmesi istekleri bakımından ise herhangi bir değer belirtilmemiş ve yargılama sırasında da çekişmeli taşınmazların dava tarihi itibariyle değerleri saptanarak elatmanın önlenmesi istekleri bakımından harç tamamlanmamış, mahkemece de hükmedilen ecrimisil miktarları üzerinden nispi karar harcı alınmak suretiyle neticeye gidilmiştir.
Oysa, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK'nun 413 ve 492 Sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur. Başka bir ifade ile, elatmanın önlenmesi davaları Harçlar Yasasının 16. maddesi uyarınca nispi harca tabi olup, harç ikmali yapılmadan davanın sürdürülmesi olanaksızdır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 32.maddelerinde hükme bağlamıştır.
Hal böyle olunca, elatmanın önlenmesi isteği bakımından da dava değeri belirlenerek harç ikmalinin sağlanması, ondan sonra işin esası ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken, anılan husus göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Zira, tarafların iddia ve savunmaları üzerinde yeterince durulmamış, davalıların savunmalarında belirttikleri C.Başsavcılığı soruşturma dosyaları ve Asliye Ceza Mahkemesi dosyası getirtilip incelenmemiş; intifadan men koşulunun oluşup oluşmadığı, ecrimisil bakımından davalıların kullanımlarının rıza ve muvafakata dayalı olup olmadığı, muvafakat varsa hangi tarihte geri alındığı hususları kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmamıştır. O halde, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy