MAHKEMESİ : FOÇA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2011
NUMARASI : 2010/292-2011/237
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.10.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat T.T. U. ile temyiz edilenler vekili Avukat E. K.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, kat mülkiyeti kurulu bağımsız bölüme el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Getirtilen kayıt ve belgelerden, çekişmeli 1186 ada 5 sayılı parseldeki B-Blok 1. Kat 5 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı bulunduğu; davacı ve diğer arsa malikleri tarafından dava dışı yükleniciye karşı açılan 2001/8 essas sayılı davada 09.10.1995 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili biçimde feshedildiği ve kararın 08.04.2010 tarihinde kesinleştiği; çekişmeli bağımsız bölümü yükleniciden haricen satın aldığını savunan davalının davacı aleyhine 19.03.2002 tarihinde açtığı 2008/200 Esas sayılı tapu iptali-tescil ve tazminat davasının ise 06.07.2010 tarihinde reddedildiği ve temyiz aşamasında olduğu görülmektedir.
Mahkemece, davalının dava tarihi itibariyle fiili bir kullanımının bulunmadığı ve dairenin kullanılacak durumda olmadığı gerekçesiyle eldeki davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, davalının davaya konu bağımsız bölümde fiilen oturmadığı saptansa dahi, tasarrufunun halen kendi elinde olup, fiilen davacıya teslim edilmediği; kaldı ki, davalının davacı aleyhine açtığı 2008/200 esas sayılı davadan ötürü bir sataşma yarattığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, TMK.'nun 683. maddesi hükmü gözetilerek kayda üstünlük tanımak suretiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmesi yerine reddedilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan, ecrimisil isteği yönünden eldeki davada toplanan deliller ile 2001/8 ve 2008/200 esas sayılı dava dosyalarındaki saptamalar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2011 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 900.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenlerden alınmasına, 23.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy