MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPUSUZ TAŞINMAZ TESCİLİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişmeli taşınmazların tescil ilamı uyarınca kadastroca miras bırakan ... adına tespit ve tescil edilmesi gerekirken davalılar adına yapılan kadastro tespitinin kesinleştiğini ve adlarına sicil kaydının oluştuğunu ileri sürerek, tapu iptali ve miras payları oranında tüm mirasçılar adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, Mahkemece, davalıların davayı kabul etmeleri nedeniyle davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras bırakan ... mirasçıları adına tesciline ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, davanın kabulü halinde davalı tarafın yargılama gideri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulabilmesi için iki koşulun bir arada buluması zorunludur.Bunlardan birincisi, davacının davanın açılmasına sebebiyet vermemesi, ikincisi ise, davanın ilk oturumda kabul edilmiş olmasıdır.
Somut olayda; davalılar adına sicil kaydının kadastro tespiti sonucu oluştuğu ve davalı tarafın bu işleme bir dahlinin bulunmadığı; ayrıca, davalıların davayı ilk celsede kabul ettikleri gözetildiğinde, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir, reddine
Ancak, dava tereke adına açılmış olup, tereke ortaklarından davaya muvafakat eden mirasçı ... 02.04.2010 tarihli dilekçesinde, çekişmeli 179 ada 169 parsel sayılı taşınmazda miras payını davacıya devrettiğini, bu nedenle anılan parselde miras payının davacı adına tesciline muvafakat ettiğini bildirmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, Türk Medeni Kanunu'nun 677. maddesi hükmü uyarınca mirasçıların tereke üzerinde ki hakları bakımından birbirlerine temliki tasarrufta bulunabilecekleri tartışmasızdır.
Buna göre, mirasçılardan ... çekişmeli 169 parsel sayılı taşınmazda kendi miras payını davacı üzerine kaydedilmesini 02.04.2010 tarihli dilekçeyle bildirdiğine göre, Mahkemece, çekişmeli 169 parsel sayılı taşınmazda ...'ın miras payınının davacıya maledilmesi suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken bu olgunun gözetilmemiş olması doğru değil ise de, anılan bu hususun yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, hükmün 2. fıkrasında yer alan "...muris ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline " ibaresinin hükümden çıkartılmasına; yerine "...çekişmeli 179 ada 61, 179 ada 99 ve 168 ada 16 parsel sayılı taşınmazların muris ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline; çekişmeli 179 ada 169 parsel sayılı taşınmazda ise mirasçılardan Sadık payının davacı adına, kalan payların davacı ile birlikte veraset ilamındaki paylar oranında diğer mirasçılar adlarına TAPUYA TESCİLİNE ..." ibaresinin yazılmasına, davacının bu yöne değinen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy