MAHKEMESİ : OĞUZELİ(KAPATILAN) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2011
NUMARASI : 2011/115-2011/167
Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, sicil kaydının terkini isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacı tapu sicil müdürlüğünün aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava dışı A.S.adına kayıtlı 216 sayılı parselin 2001 tarihinde ifrazı sonucu 710 ve 711 sayılı parsellere ayrıldığı, A.S.adına kayıtlı 710 sayılı parselin 19.12.2008 tarihinde davalı Y.Y.a satış yolu ile temlik edildiği, 711 sayılı parselin ise kamulaştırma ve tevhit ile 09.10.2007 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, bu işlemlere karşın kök parsel 216 sayılı taşınmaz kaydının kapatılmadığı, bu yanlışlıktan yararlanan A. S.'nin 216 sayılı parseli 21.11.2008 tarihinde davalı Y. Y.'a satış yolu ile devrettiği görülmektedir.
Olayın özetlenen bu gelişimi dikkate alındığında, 216 sayılı parsel kaydının ifraz ile kaydı kapatılmakla yolsuz tescile dönüştüğü, diğer bir deyişle illetten yoksun hale geldiği kabul edilmelidir.
Kural olarak Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi uyarınca kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurlarının alınması gerekir. Anılan olurun sağlanamaması durumunda Tapu Sicil Müdürü, defterdarlık veya mal müdürlüğünden dava açılmasını talep eder. Öte yandan; TMK.'nun 1007. maddesinde öngörülen sorumluluk nedeniyle Hazine yönünden aktif dava ehliyeti bulunduğu Yargıtayın istikrar kazanmış içtihatlarında kabul edilmektedir.Somut olayda olduğu gibi, 216 sayılı parsel kaydının ifrazı nedeniyle kapatılması gerekirken tapu sicil müdürlüğünün bu işlemi yapmaması devlet memurunun kusuru nedeniyle Hazinenin TMK.'nun 1007. maddesi anlamında sorumluluğunu gerektireceğinden dava açmakta hukuki yararının bulunduğu bir gerçektir.Diğer taraftan; eldeki davada verilecek kararın önceki malik A.S.'yi doğrudan ilgilendireceğinde kuşku yoktur. Esasen davalı davaya karşı çıkmış olmakla Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesinde sözü edilen tarafların olurlarının alınması olanaksız hale gelmiştir.Hal böyle olunca; Yukarıda değinilen belirlemeler gözetilerek önceki kayıt malikinin bu davaya katılımının sağlanması, taraf delillerinin toplanması, değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Davacının, yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 17.9.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.