MAHKEMESİ : TRABZON 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2011
NUMARASI : 2011/82-2011/834
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli dava sonucunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi talebinin reddine, ecrimisil talebi hususunda ise karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olması nedeniyle dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi uyarınca mülkiyet hakkında dayanan elatmanın önlenmesi ile ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; mesken niteliğindeki taşınmazın kayden davacıya ait olduğu evin boşaltılması istemiyle çekilen ihtara rağmen gelini olan davalının oturmaya devam ettiği, yargılama sırasında davacı vekilinin ecrimisil talebini atiye bıraktıklarını açıkladığı, davalının ise; evde 15 yıldır oturduğunu, davacının evi kendisine vereceğini taahhüt etmesi nedeniyle eve bir kısım giderler yaptığını, eldeki davanın eşi ile arasındaki boşanma davası nedeniyle kötüniyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini istediği, mahkemece de, bu savunmaya itibar edilerek elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Oysa ki; Türk Medeni Kanununun 683. maddesi birşeye malik olan kimseye o şeyi elinde bulunduran kimseye karşı istihkak ve her türlü haksız elatmanın önlenmesi davasını açabilmek hakkını vermektedir. Davalının, sicil kaydı davacı adına olan çekişme konusu taşınmazda davacının muvafakatine dayalı olarak oturduğu tartışmasızdır. Borçlar Kanununun 299 vd. maddeleri uyarınca yanlar arasında bir ariyet sözleşmesinin oluştuğu kabul edilse bile davacının ihtar çekmekle ya da dava açmakla mevcut muvafakatini geri aldığı ve böylece ariyet hakkını da feshettiğinin kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ile davalının yaptığını ileri sürdüğü masraflara ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu'nun 722 vd. maddeleri uyarınca ayrı bir dava açarak hak talebinde bulunabileceği gözetilmek ve çap kaydına üstünlük tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hukuki olmayan gerekçelerle istemin reddi doğru değildir.
Kabule göre de; davacının ecrimisil talebini atiye terketmesine ve mahkemece bu hususta hüküm verilmemesine rağmen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy