MAHKEMESİ: URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2010
NUMARASI : 2010/305-2010/584
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan anneleri F.. Y..'ın .. parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını kadastro öncesi davalı oğluna muvazaalı temlik ettiğini, bu taşınmazın ifrazı sonucu oluşan .. parselin tamamının davalı adına tescil edildiğini, başka taşınmazlarla ilgili açılan davalar nedeniyle bu taşınmazın davalı tarafından üçüncü kişiye satıldığını ileri sürerek, satıştan elde edilen gelirin miras paylarına düşen bölümünün tazmini isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesi gereğince hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkin olup, mahkemece, tazminata konu taşınmazın kadastro tespitinden önce davalıya temlik edildiği kadastro tespitinin 30.11.1982 tarihinde kesinleştiği, davanın Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde öngörülen on yılık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, Kadastro Kanunu12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre, kadastro öncesi nedenlerle ilgili olup, kadastro tespitinden sonraki nedenlere dayalı olarak açılan davalarda uygulama yeri bulunmamaktadır. Diğer taraftan, muris muvazaa hukuksal nedenine dayalı davalarda da, mirasçıların dava açma haklarının miras bırakanın ölümü tarihi itibariyle doğacağı da kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, davacılar, dava dışı kişiye satılan .. parsel sayılı taşınmazın geldisinin miras bırakanları Fehime’ye ait iken mirasçıdan mal kaçırmak amacı ile davalı oğluna muvazaalı olarak temlik edildiğinden bahisle tazminat isteğinde bulundukları, tazminata konu taşınmazın geldisinin kadastro tespitinin 30.11.1982 tarihinde kesinleştiği, miras bırakanın ise 14.07.2008 tarihinde öldüğü görülmüştür. Bu durumda miras bırakanın kadastro tespitinden sonra öldüğü, davacıların dava açma haklarının da kadastro tespitinden sonra doğduğu gözetilerek davacıların kadastro öncesi bir nedene dayanmadıkları bu sebeple de olayda Kadastro Kanunun 12/3 maddesinin uygulama yerinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, işin esasına girilerek inceleme ve araştırma yapılması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve olayda uygulama yeri olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy