MAHKEMESİ : ANKARA 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/03/2012
NUMARASI : 2011/445-2012/97
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, kabul nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden vetoplanan delillerden; çekişme konusu 2799 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 18 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı iken cebri icra yoluyla satışından davalı adına tescilinin yapıldığı; davacının, tescilin dayanağını oluşturan icra ihalesinin iptal edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açtığı, davalının davayı kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, çekişmeli taşınmazın icra ihalesi sonucunda davalı adına tescil edildiği, ne var ki, icra ihalesi feshedildiğinden davalı adına tescilin yolsuz diğer bir deyişle illetten yoksun hale geldiği tartışmasızdır.Eldeki dava ise eski kayıt maliki tarafından adına yeniden tescil isteği ile açılmıştır.
Mahkemece, davalının açık kabul beyanı esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, dava dilekçesinin 27.9.2011 tarihinde davalının eşine tebliğ edildiği, oysa, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2012 tarihli belge içeriğinden, davalının yargılandığı suçtan dolayı 22.12.2010 tarihinde tutuklandığının ve 7.10.2011 tarihinde tahliye edildiğinin bildirildiği görülmektedir.
O halde, dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşmasına davetin yöntemine uygun olarak davalıya tebliğ edildiği söylenemez. Öte yandan, davalının, davayı öğrenir öğrenmez kabul ettiği açıktır.
Bu durumda, HMK'nun 312/2. maddesinde düzenlenen durumun somut olayda gerçekleştiği, diğer bir deyişle davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği söylenemez.
Hal böyle olunca; yargılama giderlerinden davacı tarafın sorumlu tutulması gerekirken, davalıya yükletilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy