MAHKEMESİ : SELÇUK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2012
NUMARASI : 2012/17-2012/96
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece; kesin mehile uyulmadığından iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davanın 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Yasa döneminde açıldığı, anılan Yasanın 114. maddesinde öngörülen ve dava şartlarından olan "gider avansının" tahsil edildiği, tahsil edilen 250.00 TL bilirkişi ücretinin "Adalet Bakanlığının 30/09/2011 tarihli Tebliğ'de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Bilirkişi Ücret Tarifesinde" gösterilen miktar olduğu ve keşif nedeniyle anılan ücretin bilirkişiye ödenmesine karar verildiği, bilirkişi tarafından keşif sonucu düzenlenen raporun mahkemeye ibrazı sırasında ücretin az olduğunun bildirilmesi üzerine mahkemece 200,00 TL ek ücret tensip edilerek , 14/03/2012 tarihli celse tutanağında anılan meblağın davacı tarafından 5 gün içerisinde yatırılması konusunda müeyyidesi de belirtilerek kesin mehil öngörülerek duruşmanın 21/03/2012 tarihine ertelendiği, öngörülen süre içerisinde ek bilirkişi ücreti yatırılmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten de; 6100 sayılı Yasanın dava şartları başlığını taşıyan 114/g fıkrasında; "davacının gider avansı yatırması" , aynı Yasanın 120/2 maddesinde ise "....avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilmesi gereği" düzenlemiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; bir işin yapılması için Yasada açıkça bir hüküm bulunmaması halinde davaya bakan hakimin o işin gerektirdiği ölçüde makul bir süreyi kendisinin tayin etmesi gerekir. Oysa; Kanunda belirli bir süre öngörülmüş ise hakimin öngörülen bu süreyi kısaltma veya uzatma gibi bir yetkisi bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına göre; ek bilirkişi ücretinin ödenmesi konusunda mahkemece verilen ve kesin olduğu bildirilen 5 günlük sürenin usulüne uygun olduğu söylenemeyeceği gibi, "kesin mehile uyulmadığı gerekçesiyle" davanın reddedilmesi de isabetsizdir.
Hal böyle olunca; davacı tarafa yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gözetilerek gider avansının tamamlanması konusunda imkan tanınması, sonucuna göre bir değerlendirme yapılması için karar bozulmalıdır.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.9.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy