MAHKEMESİ : MİLAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2008
NUMARASI : 2004/182-2008/36
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davalılar T. Y., A. Y., M.Y., M. Y. ve Y.A.yönünden feragat sebebi ile, davalı A.T.yönünden dava açılmadan önce önce ölmüş olması sebebi ile, davalı M.A. yönünden ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında davacının duruşmada vermiş olduğu beyanı ile davalılar T. Y., A. Y., M. Y., M. Y., Y. A. ve A.T.ile ilgili davasından vazgeçmiş olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, bu davalılar yönünden yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının, M.A. ile ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, elatma olgusu haksız eylem niteliğinde olup, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden dava sırasında tespit edilen yeni elatmaların yeni bir davanın konusunu oluşturacağı tartışmasızdır.
Öte yandan; bir taraf, dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olup da, dava açıldıktan sonra davanın konusuz kalması durumunda harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz.
Somut olaya gelince; davalı M.A. yönünden yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez.
Şöyle ki, davalı M.aşamalardaki savunmalarında çekişme konusu taşınmazın komşu parselleri olan 295 ve 299 parsel sayılı taşınmazları sahiplerinden 1 yıllığına kiralayarak kullandığını, 299 parseli 2003 yılı Temmuz ayında, 295 parseli ise 2003 yılı Ekim ayının ortasında teslim ettiğini beyan ettiği ve davacının dava açmadan önce Milas Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/142 Değişik İş sayılı dosyasından 25.06.2003 tarihinde yaptırdığı tespit neticesinde teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 01.07.2003 tarihli raporda; çekişme konusu 297 nolu parsele komşu 299 parselin krokide 1 ile gösterilen 490,07 m2 kısmına tarım yapmak suretiyle müdahale etmiş olduğunu bildirdikleri halde, dava açıldığı tarih itibariyle anılan kısma yönelik tecavüzünün devam edip etmediği, tecavüz mevcut ise tecavüzün kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiği ve yargılama sırasında tecavüz son bulmuş ise hangi aşamada sona erdiği hususları irdelenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan hususlar yönünden araştırma ve inceleme yapılarak, çekişmeli taşınmaza dava tarihi itibariyle M.A.'ın bir elatmasının bulunup bulunmadığının duraksamaya yol açmayacak şekilde saptanması, elatma olgusunun mevcut olduğunun ve dava açıldıktan sonra sona erdiğinin ortaya konulması halinde ise davanın konusuz kalacağının düşünülmesi ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy