MAHKEMESİ : AYVACIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2011
NUMARASI : 2011/97-2011/198
Yanlar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, vasiyetnamenin aynen tenkisi, mümkün olmaz ise faizi ile birlikte nakden tenkisi isteğine ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 16. Hukuk Dairesince; " Mirasçılık ve mirasın geçişinin miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği, vasiyetnamelerin mutlak olarak tenkise tabi olduğunun aşikar olduğu, ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiği, kazandırma saklı paylı mirasçıya yapıldığından davalının saklı payı düşülerek gerçek kazandırma tutarının belirlenmesi gerekirken bu saklı pay düşülmeden tenkis hesabı yapılmasının doğru olmadığı gibi, (T.M.K.'nın 503. maddesi) davalının temlik harici terekeden aldığı miras payının da temlik edilen tereke tutarı üzerine ilave edilmek suretiyle tenkis edilecek miktar ile sabit tenkis oranının belirlenmesinin hatalı olduğu" hususlarına değinilerek bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile, aynen tenkise karar verilmiştir.
Ne varki; vasiyet yolu ile davalıya bırakılan çekişmeli taşınmazın vasfı zeytinlik olup, .... Köyü'nde bulunduğu, ziraat bilirkişisi S.D.tarafından düzenlenen 23.09.2002 tarihli raporda anılan taşınmazın 2000 yılı m² değerinin 4,90.-TL (eski TL olarak 4.900.000.-TL) olarak belirlendiği görülmektedir. Temlik dışı terekeye konu taşınmazlar içinde yeralıp murisin ölen eşinden intikal eden ve murisin de ¼ pay maliki olduğu 2236 parsel sayılı taşınmazın diğer taşınmazla aynı köyde bulunmasına ve bu taşınmazında vasfının zeytinlik olup, üzerinde 60-70 yaşlarında bakımlı zeytin ağaçlarının bulunduğu tespit edilmesine rağmen, anılan parselin 2001 yılı m² değerinin ise teknik bilirkişiler D.D. ile B. D. tarafından düzenlenen 02.06.2009 tarihli rapor içeriğine göre 0,70.-TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, aynı köyde bulunan ve aynı vasfa sahip bulunan bu parseller arasındaki aşırı değer farklılığının neden ileri geldiği hususunda anılan iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden tenkis hesabı yapılmak suretiyle sonuca gidilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy