MAHKEMESİ : EĞİRDİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/02/2012
NUMARASI : 2011/44-2012/90
Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup mahkemece, davalının taşınmazda kiracı olarak bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 251 ada 95 parsel sayılı, iki katlı kargir ev ve elma bahçesi ve bir katlı benzinlik ve müştemilatı vasıflı taşınmazın 3.2.2009 tarihinde cebri satış yoluyla davacı adına tescil edildiği, taşınmazın benzin istasyonu olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi davalıya, 29.3.2011 tarihinde tebliğ edilmiş, davaya yazılı cevap verilmemiş, 6.12.2011 tarihli oturumda davalı kiracılık savunmasında bulunmuş ve buna ilişkin sözleşmeyi çok sonra ( keşiften dahi sonra ) mahkemeye ibraz etmiştir.
Bilindiği üzere; İİK'nun 135/2. maddesinde aynen "taşınmaz borçlu tarafından veya hacizden evvelki bir tarihte yapıldığı resmi bir belge ile belgelenmiş bir akde dayanmayarak başkaları tarafından işgal edilmekte ise on beş gün içinde tahliyesi için borçluya veya işgal edene bir tahliye emri tebliğ edilir. Bu müddet içinde tahliye edilmezse zorla çıkarılıp taşınmaz alıcıya teslim olunur." demektedir.
Somut olayda, davalının savunması anılan maddede aranılan sözleşmenin resmi şekilde ve ihaleden önce düzenlenmiş olması koşulları gerçekleşmiş ise de davalının süresinde kiracılık savunmasında bulunmaması ve kira sözleşmesini ibraz etmemesi nedeniyle, dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 185. maddesi ve sonradan yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 141. maddesinde sözü edilen savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık teşkil etmektedir.
Olay bu açıdan değerlendirildiğinde, ibraz edilen kira sözleşmesinin somut olayda dikkate alınmasına olanak yoktur.
Hal böyle olunca, kayda üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy