MAHKEMESİ : EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2011
NUMARASI : 2010/241-2011/323
Yanlar arasında birleştirilerek görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacılar Ş. O. ile H.E. asıl davada, M.oğlu İ. D.'ın yasal mirasçıları olduklarını, dava konusu 1406 ada, 24 (imar uygulaması sonucunda 2469 ada, 7) sayılı parselin mahallinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda M.oğlu İ. D. adına tespit ve tescil edildiğini, ancak davalı tarafından açılan '' tapuda isim düzeltilmesi '' davası sonucunda tapu malikinin isminin, ilk kayıt malikinin oğlu ve davalının babası olan İbrahim oğlu M. D. olarak düzeltildiğini, bu haliyle İbrahim mirasçıları olan davacıların miras haklarının ortadan kaldırıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile murisleri adına tesciline karar verilmesini istemişler, ancak taşınmazın temlik edilmesi nedeniyle 29.07.2010 tarihinde ıslah yolu ile davalarını bedele dönüştürmüşlerdir. Davacı İ.E. birleşen davasında, aynı nedene dayanarak miras payı oranında alacak talep etmiş, diğer birleşen dava ile de bilirkişi raporlarında belirlenen miras paylarının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; kesinleşen ''tapuda isim düzeltilmesi '' davası sonucunda taşınmazın malikinin İbrahim oğlu Mustafa Dodurgan olduğunun belirlendiği, aradan on dört yıllık bir sürenin geçtiği, resmi senedin aksinin aynı güçte delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; çekişme konusu taşınmazın 1968 yılında satın alma ve zilyetliğe dayalı olarak 1406 ada, 24 sayılı parsel numarası ile M.oğlu İ. D. adına tespit edildiği, tespitin 1970 yılında kesinleştiği, İ. mirasçılarından Hediye'nin Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım göstererek tapu malikinin isminin düzeltilmesi istemi ile Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 1996/222 esas numarası ile görülen davayı açtığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine davalı Hediye adına taşınmazın intikalinin yapıldığı, bilahare imar uygulaması sonucunda 2469 ada, 7 parselin oluştuğu, son olarak 03.12.2009 tarihinde dava dışı E. P.'a satıldığı anlaşılmaktadır.
Daha önce görülüp kesinleşen tapuda isim düzeltilmesi davasındaki istek mülkiyete yönelik olup, bu tür tapuda mülkiyet değişikliğine yol açabilecek nitelikteki davalarda tapu maliklerinin veya mirasçılarının hasım gösterilmesi zorunlu olduğu halde, mahkemece dava ve talep tapuda isim düzeltilmesi gibi nitelendirilerek karar verilmiş ise de anılan ilamın taraf olmadıkları için eldeki davanın davacılarını bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Öte yandan, çekişmeli taşınmazın M. oğlu İ.e mi, İ. oğlu M. 'ya mı ait olduğunun açıklığa kavuşturulmasında da zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca; tarafların bildirecekleri tüm delillerin toplanması, tespit tutanağındaki tanıklar sağ ise bilgilerine başvurulması, tespit öncesi ve sonrası tarihlerde taşınmazın kimin kullanımında olduğunun duraksamaya yer verilmeyecek şekilde saptanması, varılacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy