MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2012
NUMARASI : 2011/459-2012/47
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişmeli taşınmazın öncesinde dava dışı R. Y.'a aitken 10.10.2005 tarihinde satın almak suretiyle davacı O.'ın edindiği ve adına sicil kaydının oluşturulduğu, oysa dava dışı İ. G.ve arkadaşları tarafından R. Y. aleyhine Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) 2009/24 esas -2011/ 290 karar sayılı dosyasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonucunda eldeki davanın davalısı P. B. tarafından asli müdahale talebinde bulunulduğu ve kayıt maliki davacı O.'ın davada yer almamasına karşın O. adına olan sicil kaydı iptal edilerek müdahil P. B. adına tesciline karar verildiği ve anılan kararın davada taraf olmadığı halde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davacı O. tarafından temyiz edildiği, ancak davada taraf sıfatını haiz olmadığı için temyiz talebinin reddedildiği, bunun üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; derdest bir davanın varlığından söz edebilmek için davanın tarafları ve sebebi yanında kesin hükümde olduğu gibi dava konusunun da aynı olması gerekmektedir.Oysa ki; yukarıda açıklandığı üzere ilk davada kayıt maliki O.'ın taraf sıfatı bulunmamaktadır.Buna rağmen üzerindeki sicil kaydı iptal edilmiş ve böylece Türk Medeni Kanununun 1025.maddesinde öngörülen yolsuz tescil durumu oluşmuştur.
O halde, iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması ve işin esası bakımından bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının tarafı olmadığı davanın derdest bulunduğu ve derdestliğin de dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir.Kabulüyle hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.9.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.